Dünyanın En Sürdürülebilir 5 Şehri

Dünyanın En Sürdürülebilir 5 Şehri

Dünyanın En Sürdürülebilir 5 Şehri

​İklim krizi, kaynakların giderek azalması ve hızla artan nüfus, şehirleri yalnızca yaşanan mekanlar olmaktan çıkarıp dünyanın geleceğini şekillendiren temel unsurlardan biri haline getiriyor.
 

​Ulaşımdan kentsel planlamaya, yaşam kalitesinden enerji yönetimine kadar alınan her karar, şehirlerin gelecekte ne kadar yaşanabilir olacağını belirliyor. Bu anlayışla bir şehrin başarısı da ekonomik büyüklüğünden çok enerjiyi nasıl ürettiği, ulaşımı nasıl yönettiği, doğayla ve insanla nasıl bir ilişki kurduğu üzerinden değerlendiriliyor.

Global Destination Sustainability Index (GDS) gibi çalışmalar ise bu vizyonun pratikte nasıl şekillendiğini gösteriyor. Şehirlerin performans yenilenebilir enerji kullanımı, karbon ayak izi, sosyal kapsayıcılık, altyapı dayanıklılığı ve yönetişim kalitesiyle birlikte ele alan GDS Listesi’nin zirvesinde ise üst üste ikinci kez dünyanın en sürdürülebilir şehri seçilen Helsinki bulunuyor.

Dünyanın en sürdürülebilir şehri Helsinki

Helsinki, sürdürülebilirliği şehir yönetiminin merkezine alan yaklaşımı sayesinde dünyanın en sürdürülebilir şehirleri arasında 94 puanla ilk sırada yer alıyor. Kent, enerji, ulaşım, turizm ve etkinlik yönetimi gibi alanlarda alınan kararların tümünü sürdürülebilirlik çerçevesinde ele alıyor. Elektriğin %54’ünün yenilenebilir kaynaklardan sağlanması, 2030’a kadar karbon ayak izinin %80 azaltılmasının hedeflenmesi ve otellerden kongre merkezlerine kadar tüm büyük altyapıların %100 sürdürülebilirlik sertifikalı olması bu yaklaşımın somut göstergeleri arasında yer alıyor. 100 bin kişi başına 9.376 hektar yeşil alan düşen şehri GDS Listesi’nde zirveye taşıyan temel fark ise sürdürülebilirliği yalnızca çevresel performansla sınırlamaması. Şehir, sosyal kapsayıcılık ve erişilebilirlik alanlarında gösterdiği güçlü performansla, sürdürülebilirliğin insan odaklı bir dönüşüm olduğunu ortaya koyuyor. Helsinki’nin hedefi, sürdürülebilir turizm ve etkinlikler alanında uluslararası ölçekte öncü ve çözüm sağlayıcı bir şehir olmak.

Yeşil tahvil ihraç eden ilk şehirlerden biri Göteborg

Göteborg, iklim ve çevre sorunlarıyla mücadelede uzun yıllardır kararlı adımlar atan şehirlerden biri. Atık yönetiminden yenilenebilir enerjiye kadar iklim odaklı çözümleri hızlandırmak amacıyla belediye düzeyinde yeşil tahvil ihraç eden ilk şehirlerden biri olan Göteborg, bu sayede kamu yararı sağlayan somut projeleri hayata geçirdi. Kentte elektriğin %60’ı yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor; şehir yönetimi 2030 yılına kadar fosil yakıt kullanımını sonlandırmayı ve karbon salımını %80 oranında azaltmayı hedefliyor. Şehirde, 100 bin kişi başına 15.393 hektar yeşil alan düşüyor. Göteborg Yeşil Şehir Bölgesi kapsamında, araçlarda ve altyapıda yeni teknolojilerle 2030’a kadar tamamen emisyonsuz ulaşım hedefi test ediliyor. Elektrikli araç paylaşımı, şarj istasyonları, bisiklet ve e-scooter kiralama sistemleri ile taksi filosunun %90’ının düşük emisyonlu araçlardan oluşması, bu dönüşümün önemli hedefleri arasında yer alıyor.

Kopenhag’ın hedefi dünyanın ilk karbon nötr başkenti olmak

Dünyanın en sürdürülebilir şehirleri arasında üçüncü sırada yer alan Kopenhag, dünyanın en çevre dostu şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünyanın ilk karbon nötr başkenti olma hedefiyle ilerleyen şehrin elektriğinin yaklaşık %69–74’ü yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Bu da kişi başına sera gazı emisyonlarının 2,2 ton gibi düşük bir seviyede kalmasına katkı sunuyor. Kopenhag, liman ve kanal sularının ileri arıtma sistemleri sayesinde yüzmeye uygun kaliteye ulaşmasıyla tanınıyor; kent yönetimi yaz aylarında bu alanları kamusal kullanım için açıyor. Kopenhag, Sosyal İlerleme Endeksi’nin su ve sanitasyon kategorisinde 100 üzerinden 99,9 puan alırken, atık suların %95’i merkezi arıtma sistemlerinden geçiriliyor. Katı atıkların yalnızca %4’ü düzenli depolama alanlarına giderken, atıkların %66’sı geri dönüştürülüyor.

Aalborg’ta 100 bin kişi başına 25.726 hektar yeşil alan düşüyor

Danimarka’nın dördüncü büyük şehri olan Aalborg, 1994 yılında düzenlenen İlk Avrupa Sürdürülebilir Şehirler ve Kasabalar Konferansı’nda kabul edilen ve yerel yönetimler için önemli bir referans haline gelen Aalborg Şartı’nın doğduğu yer. Rio Dünya Zirvesi’nin Yerel Gündem 21 yaklaşımından ilham alan bu girişim, bugün 40’tan fazla ülkede 3.000’in üzerinde yerel yönetim tarafından imzalanan Avrupa’daki en geniş kapsamlı sürdürülebilir şehircilik hareketlerinden biri. Aalborg, bu köklü sürdürülebilirlik anlayışını güncel uygulamalarla da destekliyor; şehirde elektriğin %32’si yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Hedef ise 2030’a kadar karbon salımını %74 azaltmak. 100 bin kişi başına 25.726 hektar yeşil alan oranı, kentin doğayla kurduğu güçlü ilişkiyi ortaya koyuyor. Aalborg Üniversitesi ile birlikte yürütülen yeşil teknoloji araştırma ve geliştirme çalışmaları ve her yıl düzenlenen Sürdürülebilirlik Festivali Haftası, şehrin sürdürülebilirliği toplumsal katılımla büyüyen bir dönüşüm alanı olarak ele aldığını gösteriyor.

Glasgow’da elektriğin %97’si yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor

Dünyanın en sürdürülebilir şehirleri arasında beşinci sırada bulunan Glasgow, adını Galce’de “sevgili yeşil yer” anlamına gelen Glaschu kelimesinden alan ve bu anlamı sürdürülebilirlik vizyonuna yansıtan şehirlerden biri. Şehir yaşam kalitesini artırmayı, çevreyi korumayı ve yeşil ekonomiyi büyütmeyi merkeze alan politikalarıyla Avrupa’nın en sürdürülebilir şehirlerinden biri olmayı amaçlıyor. Akıllı LED sokak aydınlatmaları, yaygın elektrikli araç şarj altyapısı, yenilenebilir enerji projeleri ve yeşil iş alanlarının geliştirilmesi bu yaklaşımın temel bileşenleri arasında yer alıyor. Şehirde elektriğin %97’si yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken, 2030’a kadar karbon salımını %99 oranında azaltılması hedefleniyor. Glasgow Şehir Konseyi öncülüğünde yürütülen Sürdürülebilir Glasgow girişimi; konut, topluluklar, iş dünyası, üniversiteler ve girişimcilik ekosistemini ortak bir dönüşüm hedefinde buluşturuyor. 2021’de COP26’ya ev sahipliği yapan Glasgow, bu deneyimi iklim ve çevre odaklı uluslararası etkinliklerle sürdürerek sürdürülebilirlik alanındaki küresel rolünü güçlendiriyor.

Özetle dünyanın en sürdürülebilir şehirleri listesinde yer alan bu beş şehir, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel göstergelerle değil enerji yönetimi, ulaşım, sosyal kapsayıcılık ve yönetişimle birlikte ele alındığında anlam kazandığını ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerji kullanımı, iddialı karbon azaltım hedefleri ve insan odaklı kent politikaları, bu şehirleri küresel ölçekte referans haline getiriyor. Bu örnekler, şehirlerin dünyanın geleceğini şekillendirmede üstlendiği belirleyici rolü somut biçimde gözler önüne seriyor.