Şubat ayının ilk günleri, Doha’nın kültür takvimine artık tanıdık bir ritim olarak yerleşiyor. Körfez, bir süredir geçici sergilerin ve misafir programların ötesine geçen bir yoğunlukla konuşuluyor; kalıcı kurumlar, uzun vadeli ortaklıklar ve sessiz ama kararlı bir küratöryel dil etrafında şekillenen yeni bir ekosistem inşa ediliyor. Bu bağlamda Art Basel Qatar, 5–7 Şubat
tarihleri arasında yalnızca yeni bir durak değil, aynı zamanda bölgenin kültürel temposuna farklı bir ölçü getiren bir buluşma olarak geride kaldı.
Doha’nın yaratıcı kalbindeki M7 ve Msheireb’deki Doha Design District boyunca yayılan fuar, klasik stant düzeninin dışına çıkan bir sergileme kurgusunu benimsedi. Açık formatlı yerleştirmeler ve tekil sunumlar, hızlı bakışlardan ziyade süreklilik hissi yaratmayı hedefledi. Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya’dan üretimler yaşayan bir bağlam içinde bir araya
geldi.
Fuarın kavramsal çerçevesi Becoming, bugünün dünyasında dönüşümün sessiz ama belirleyici katmanlarına odaklandı. Körfez; sözlü geleneklerin dijital ağlarla kesiştiği, kadim ticaret rotalarının çağdaş kültür ve sermaye akışlarıyla yeniden şekillendiği, geçmişle bugünün iç içe geçtiği çok katmanlı bir coğrafya olarak ele alındı. Sanat burada yalnızca tanık etmekle
kalmadı, bu dönüşümü biçime taşıyan bir dil olarak konumlandı.
Bu edisyon, 31 ülkeden 87 galeriyi bir araya getirdi; bazıları için bu coğrafyada ilk karşılaşmaydı. Sanat direktörlüğünü Mısır doğumlu sanatçı Wael Shawky üstlendi. Shawky’nin bölgeye dair içerden bakışı, Art Basel’in küresel küratöryel yaklaşımıyla örtüşen dengeli bir seçki ortaya koydu; süreç, kavramsal bütünlüğü önceliklendiren bir yapı etrafında şekillendi.
Orta Doğu’nun çağdaş sanata yönelimi artık “yükselen pazar” söylemiyle açıklanmıyor. Açılması planlanan Guggenheim Abu Dhabi gibi kurumlar, bu ilginin yapısal olduğunu gösteriyor. Art Basel Qatar da bu dönüşümü yüksek sesle ilan etmek yerine, bakışın derinleşmesine alan açan bir sakinlikle görünür kıldı. Doha’da geçirilen birkaç gün, bir fuar ziyaretinden
çok, sezonsal bir ruh hâlinin parçası gibi aktı: acele etmeyen, kendini açıklama ihtiyacı duymayan ve tam da bu nedenle kalıcı bir iz bırakan bir tempo.
Sonuç olarak Art Basel Qatar, yalnızca yeni coğrafyalara açılan bir sanat platformundan çok; kürasyonun ritmiyle kentin dönüşen kimliği arasında kurulan incelikli bir diyaloğun parçası olarak hafızada kaldı. Doha, bu edisyonla birlikte küresel sanat haritasında yerini yeniden tarif ederken, izleyiciye de şunu hatırlattı: kültürel anlar süreklilikle anlam kazanıyor.
Görseller:
1. Kapak, Courtesy of Art Basel
2. Courtesy of Art Basel
3. SONG, 2026, Light projection and drones
Museum of Islamic Art, Doha “How Far Is Far” by Mahmoud Darwish.
Used with permission, © 2026 by the Mahmoud Darwish Foundation.
© 2026 Jenny Holzer, member Artists Rights Society (ARS), NY
Photo Courtesy by Art Basel