2018 Finansal Ürünler Vergi Rehberi

​Bu broşür, yatırımcılarımıza yatırımları ile ilgili olarak karşılaşacakları vergi uygulamaları ile ilgili ön bir bilgi vermek amacıyla vergi danışmanımız Mehmet Bingöl tarafından hazırlanmıştır. 

Genel olarak vergi uygulamaları ile ilgili bilgileri içeren bu broşürün hazırlanması sırasında gereken azami özen gösterilmiş, güncel ve doğru bilgilere yer verilmiş ve son yasal durum dikkate alınmıştır.

Buna rağmen, AKBANK T.A.Ş. broşürdeki bilgilerden ve bu bilgilerin kullanılması ile ortaya çıkacak herhangi bir sorunla ilgili olarak hiçbir hukuksal sorumluluğu kabul etmez. Kişi ve kurumların, kendi durumlarına uygun yasal vergi düzenlemelerini uygulayabilmeleri için vergi konusundaki tüm bilgileri mali müşavir ve/veya yasal mercilerden edinmeleri ve/veya doğrultmaları tavsiye olunur.

Giriş

Hiç kuşku yok ki kişiler açısından elde edilen gelir veya kazancın net tutarı, başka deyişle vergi sonrası tutarı esastır. Bu sebeple elde edilecek gelirin vergi rejimi, bilinmesi gereken bir konudur.


Dolayısıyla;

  • Elde edilen gelirin vergi kesintisine (stopaj) tabi olup olmadığı,
  • Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi vermek zorunluluğu,
  • Tam mükellefiyet kavramı ve bu çerçevede beyanı zorunlu gelirlerin kapsamı

gibi konular oldukça önem arz eder. 

Kişisel tasarrufların yatırımlarda değerlendirilmesi sonucunda elde edilen gelirler vergi mevzuatımızda ya "MENKUL SERMAYE İRADI" ya da "DEĞER ARTIŞ KAZANCI" olarak tanımlanmakta ve bu gelir türlerine özgü vergilendirme ilkelerine göre vergilendirilmektedirler (Aşağıda yapılan açıklamalarla ilgili daha fazla bilgi için Bknz: www.gib.gov.tr). 

Vergilemede; "tam & dar mükellefiyet ayırımı", "yıllık beyanname verme mecburiyeti", "beyanname verme mecburiyetinin başladığı sınır", "gelirin elde edilme zamanı", "enflasyon indirimi uygulaması", "vergi istisnaları", "stopaj uygulaması", "vergi tarifesi" gibi konular belirleyici olmaktadır. Bunların yanı sıra, diğer ülkeler ile yapılan "Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları"nın ilgili maddelerinin de göz önünde bulundurulması gerekir(Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları bulunan ülkeler ve anlaşma metinlerindeki vergi oranları için  Bknz: www.gib.gov.tr :"Uluslararası Mevzuat"). 

Bu Vergi Rehberi'nde finansal ürünlerden elde edilen; "faiz, temettü (kar payı), hisse senedi ve tahvil satış kazancı, kira geliri, gayrimenkul satış kazancı, türev ürün kazançları" gibi gelirlerin vergilemesi hakkında bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. Ancak, her olayın kendi detayları ve özelliği içinde ele alınması ve değerlendirilmesi gereği çerçevesinde müşterilerimizin kendi mali danışmanlarından görüş almaları uygun olur. 

Gelir türleri ve geliri elde edenler itibariyle vergi durumu, "tam ve dar mükellef ile gerçek kişi ve tüzel kişi olarak" ekli tablolarda ayrıntılı şekilde verilmektedir.


Temel Vergi Kavramları

Vergi Nedir?

Kamu harcamalarının karşılanması amacıyla Devletin toplum bireylerinden belirli ölçü ve kıstaslara göre karşılıksız olarak aldığı katkı payıdır. Toplumun Devlete yüklediği görevlerin ( güvenlik, adalet, eğitim, ulaşım, sağlık vb. gibi) doğurduğu finansman ihtiyacının karşılanmasının en doğal yolu "vergi toplamak" tır. 

Gelir Vergisi:

Gerçek kişilerin gelirleri üzerinden ödenir. Bir yıl boyunca elde edilen gelir, yıllık beyanname ile vergi dairesine beyan edilir ve gelir tutarına göre "artan oranlı" bir tarifeye göre vergi ödenir. 

Kurumlar Vergisi:

Anonim, limited gibi tüzel kişi şirketlerin kazançları üzerinden alınan vergidir.

İstisna:

Vergi kanunlarının vergiye tabi geliri belirlerken bazı gelir tutarlarının çeşitli sosyal ve iktisadi amaçlarla vergiden hariç tuttukları gelir tutarıdır.

Tevkifat(Stopaj):

Kaynakta vergi kesilmesi demektir. Bazı gelir unsurlarında gelir elde edildiği sırada ödemeyi yapan kurum, bu ödemeden bir kısmını keserek bu tutarı vergi dairesine, gelir sahibi adına yatırır. Örneğin şu andaki mevzuatımıza göre tevkifata tabi birkaç gelir unsuru aşağıdadır:

    • Banka Mevduat faizleri ve repo gelirleri
    • Özel Sektör tahvil faizleri,
    • Yatırım fonu gelirleri,
    • 01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilen devlet tahvili ve hazine bonoları faiz ve alım-satım gelirleri
    • Türev ürün işlemlerinden elde edilen gelirler

Tam ve Dar Mükellefiyet Ayrımı

Tam mükellefiyet nedir?

Tam mükellef statüsündeki gerçek kişiler Türkiye içinde ve yurt dışında elde ettikleri gelirlerin tamamı üzerinden Türkiye'de vergilendirilirler. 

Aşağıda belirtilen kişiler tam mükellef sayılır:
1. - Türkiye'de yerleşmiş olanlar,
2. - Resmi Daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları 

Türkiye'de Yerleşmiş Olmak Nedir?

İkametgâhı Türkiye'de bulunanlar veya bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye'de yerleşmiş sayılır (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez). 

Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın veya yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil ya da tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler; tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olanlar bir takvim yılı içinde Türkiye'de altı aydan fazla otursalar dahi Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar. Örneğin; bir kontrat gereği belli bir süre Türkiye'de görev yapmak durumunda kalan profesyonel yöneticiler, spor adamları, v.b. gibi. 

Dar mükellefiyet nedir?

Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler dar mükellef sayılırlar. Bu kişiler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler. Ancak bunun için dar mükellef olduklarını, yaşamakta oldukları ülkelerin resmi makamlarından getirecekleri "mukimlik belgesi" ile ispat etmek durumundadırlar. Yurt dışında çalışan Türk vatandaşları da dar mükellef olarak kabul edilmektedir. 

Kurumlar açısından ise kanuni ve iş merkezleri Türkiye'de olmayan şirketler "dar mükellef" olarak değerlendirilirler.

Yıllık Gelir Vergisi Beyanı ve Beyanname Verilmeyen Haller

Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin bir takvim yılında elde ettikleri muhtelif gelirler prensip olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmek suretiyle vergilendirilir. 

Gelir Vergisi beyannamesi ertesi yılın Mart ayında ilgili kişinin ikametgâhının bulunduğu Vergi Dairesine verilir. Verginin hesaplanması bu beyannamede gösterilen toplam gelir üzerinden artan oranlı Gelir Vergisi tarifesine göre (%15-%35 arası) göre yapılır.

  • 1.Tam Mükellefiyette Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Uygulaması
    • a) Ticari kazanç, zirai kazanç ve serbest meslek kazancı ( avukat, doktor, muhasebeci gibi ) elde edenler yıllık gelir vergisi beyannamesi ile vergilendirilirler.

      b) Konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen net kira gelirleri (giderler veya %15 götürü gider düşüldükten sonraki) yıllık olarak kişi bazında 2018 yılı için 4.400 TL'yi geçiyorsa beyan edilmek durumundadır. Toplam kira hasılatının 4.400 TL'si vergiden istisnadır.

      Ancak kira gelirinin yanında ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar 4.400 TL'lik istisnadan yararlanamazlar. Ayrıca, 4.400 TL ve üzerinde konut kira geliri elde edenlerden, ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 2018 yılı için 120.000 TL'yi aşanlar, 4.400 TL'lik istisnadan yararlanamazlar.



      c) İşyeri kira geliri 2018 yılı için 34.000 TL'yi aşmadığı takdirde beyana tabi değildir.

      d) Gayrimenkul alım satım kazançları yıllık gelir vergisi beyanına tabidir. Eğer satın alma ve satış tarihleri arasında 5 yıl geçmiş ise elde edilen kazanç vergiye tabi olmaz.

      e) Yurt dışında elde edilen gelirler (menkul kıymet satış kazancı, faiz geliri, kar payı geliri gibi) yıllık gelir vergisi matrahına dahil edilir. (Bu konu VII. Bölümde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.)

      f) Kişinin yıllık gelir toplamı ( Yıl içinde elde edilen gelirlerin indirim ve istisna tutarları içinde kalan kısımları ile beyanı gerekmeyen ücret gelirleri dışındaki), gelir vergisi tarifesinin 2. diliminde yer alan tutarı 34.000 TL'yi aşmadığı takdirde Türkiye'de vergi tevkifatına tabi tutulmuş olan;

      • Birden fazla işverenden elde edilen ücretler,
      • Menkul sermaye iratları
      • Gayrimenkul sermaye iratları ( işyeri kira gelirleri )


      Beyan edilmez. Beyan haddinin (2018 yılı için 34.000 TL) aşılıp aşılmadığının tespitinde; elde edilen "gayrimenkul sermaye iratları", "tevkifata tabi tutulmuş ve birden fazla işverenden elde edilen ücretler" ve "menkul sermaye iratları (Örn: Hazine Bonosu Faizi, temettü geliri)" birlikte dikkate alınarak bulunan toplam tutarın esas alınması gerekmektedir. 

      g) Birden fazla işverenden alınan ücretler prensip olarak yıllık beyana tabi bulunmaktadır. Ancak;

      • Beyana tabi gelirlerin sadece ücret geliri olması,
      • Sonraki işverenden alınmış, stopaja tabi tutulmuş ücretlerin toplamının GVK'nun 103. maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan 34.000 TL tutarı aşmaması koşuluyla işverenlerce stopaja tabi tutulan ücretler beyan edilmeyecektir.


      h) Türkiye'de Çalışan Bir Kişinin Yurt Dışında Kurulmuş Bir Şirketten Elde Ettiği Ücret Geliri: 

      Yurt dışında kurulmuş bir şirketin Türkiye'deki işyerinde veya iştirak ettiği şirkette o şirket adına çalışmakta olan Türkiye'de yerleşik kişinin (Yabancı uyruklu olsa da Türkiye'de bir yıl içinde 6 aydan fazla ikamet ettiği zaman Türkiye'de yerleşik sayılır. Ancak bir kontrat ile geçici ve belirli süre ile gelmiş ise dar mükellef statüsü devam eder.) 

      -Elde edilen gelir Türk Vergi mevzuatı yönünden "ücret" geliri mahiyetindedir.(G.V.K. madde 61)
      -Bu gelir yurtdışındaki şirket merkezinden karşılandığı için Türkiye'de gelir vergisi tevkifatına tabi olmayacaktır. (G.V.K madde 94, 95) 

      -Tevkifata tabi olmadığı için prensip olarak yıllık gelir vergisi beyanına konu olması gerekecektir. Kişi Türkiye'deki çalışması karşılığında ücret geliri elde etmiş olmakta ve bu sebeple kişinin Türkiye'de ertesi yıl Mart ayında yıllık Gelir Vergisi beyanı vererek ücret tarifesine göre vergi vermesi gerekir. ( G.V.K. madde 85, 86) 

      -Ancak bu konuda bir vergi istisnası vardır. Gelir Vergisi Kanunun 23. Maddesinin 14 numaralı bendine göre göre "Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden müstesna" bulunmaktadır. Görüldüğü üzere, kişinin yurt dışında elde edilen ücret geliri 23. Maddedeki bu şartlar çerçevesinde Türkiye'de vergi konusuna girmez. Uygulamanın bir sorun çıkarmaması için, yurt dışında elde edilen gelirlerin ilgili takvim yılının son günü kadar veya her hâlükârda müteakip yılın Mart ayının 25'ine kadar Türkiye'ye döviz olarak transfer edilmesi tavsiye edilir. Tabii ki bu para daha sonra istendiği zaman yurtdışına tekrar transfer edilebilir. 

      i) Gerek stopaja gerekse istisna uygulamasına tabi olmayan düşük tutarlı menkul ve gayrimenkul sermaye iratları beyan dışı tutulmuştur. Bunlardaki beyan sınırı, 2018 yılı için 1.800 TL olup bunun altında kalan tutarlar beyan edilmeyecektir. (Örneğin yurt dışında elde edilen mevduat faizi ) 

      j)(G.V.K. geçici 67. madde) Yıllık beyan ile ilgili genel kural bu olmakla beraber aşağıdaki gelirler için 2020 yılı sonuna kadar YILLIK BEYAN YAPILMAYACAKTIR. Buna göre; sadece işlem sırasında ilgili banka veya aracı kurum tarafından vergi kesilecek ve yatırılacaktır.

      • Mevduat faizleri,
      • Özel finans kurumlarından elde edilen kar payları,
      • Repo kazançları,
      • Yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kar payları,
      • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler,
      • 01.01.2006 sonrası iktisap edilen hisse senedi alım satım kazançları,
      • 01.01.2006 tarihi sonrası ihraçlı Hazine bonosu ve Devlet tahvil faiz ve alım satım kazançları


      Elde edilen gelir tutarı ne olursa olsun beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir. Bu vergi rejimi ayrı bir bölüm halinde izleyen kısımda ele alınacaktır.

  • 2.Dar Mükellefiyette Beyanname Durumu

    • Yurt dışında yerleşmiş olan kişiler dar mükellef statüsündedir. 

      Dar mükellefiyette vergiye tabi gelir, sadece, tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul sermaye iratları (faiz ve temettü geliri) ve gayrimenkul sermaye iratları (işyeri kira geliri) ile diğer kazanç ve iratlardan oluşuyorsa yıllık beyanname verilmez. 

      Dar mükellef gerçek kişilerin tevkifat konusu olmayan bazı gelirleri "münferit beyanname" ile geliri sağlayan tarafından beyan edilerek vergilendirilir. (Örneğin; alacak faizi, BİST'te işlem görmeyen Türkiye'deki şirketlere ait hisse senedi satış kazancı gibi). 

      Türkiye'deki gayrimenkulün konut olarak kiraya verilmesi dolayısıyla elde edilen kira gelirleri için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmek zorundadır. İşyeri kira gelirleri ise kiracılarca vergi tevkifatına tabi olduğundan bunlar için alınan kira tutarı ne olursa olsun yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmez.


Gelir Vergisi Kanunu Geçici 67. Madde ile Getirilen Tevkifat Rejimi

Bir önceki bölümde açıklandığı üzere, Gelir Vergisi rejiminde genel prensip yurt içi ve yurt dışında elde edilen bütün gelirlerin yıllık gelir vergisi beyannamesinde birleştirilerek toplam gelir üzerinden vergi ödenmesidir. 

Ancak yurt içi finansal piyasaları teşvik etmek amacıyla bazı gelir unsurları sadece vergi kesintisi (=stopaj) ile vergilendirilerek genel sistemdeki kurallardan ayrıştırılmıştır. Böylece, Türkiye'de gerçekleşen para ve sermaye piyasasındaki gelirlere istisna rejimi tanınmıştır. 

Bu uygulama, 2006 yılından itibaren başlamış olup önce 2015 yılı sonuna kadar devam etmiş ve yapılan yasal değişiklik ile bu süre 2020 yılına uzatılmıştır1 . Böylece, Aynı uygulama, 2016-2020 yıllarında da devam edecektir. 

Buna göre; işlem sırasında işlemi yapan banka veya aracı kurum tarafından vergi kesilecek ve bu kurumlar tarafından yatırılacaktır. Gelir sahipleri ise Vergi İdaresi ile muhatap olmayacaklardır. 

Bu uygulama kapsamına; 

  • Mevduat faizleri,
  • Repo faizleri,
  • Hazine Bonosu & Devlet Tahvili faiz ve al-sat kazançları,
  • Hisse senedi alım-satım kazançları (13.11.2008 tarihinden itibaren %0 olarak uygulanmaktadır.),
  • Vadeli işlem ve opsiyon işlemleri (VOB kontratları dahil),
  • Yatırım fonu gelirleri,
  • Özel sektörce ihraç edilmiş olan tahvil ve finansman bonolarının faiz ve alım-satım kazançları,

Girmektedir. 
Bu enstrümanlardan elde edilen gelirler için işlem sırasında banka ve aracı kurum tarafından tevkifat yapılacak ve üçer aylık dönemler itibariyle vergi dairesine yatırılacaktır. Prensip olarak, Mevduat ve repo faizi için %15 oranında, hisse senedi alım-satım kazancı %0, diğer işlemlerde ise %10 oranında vergi kesilecektir. ( Bu konuda daha fazla ayrıntı için ekteki Tablolara bakınız.) 

Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67'nci maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin olarak 30.09.2010 tarih ve 27715 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2010/926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.10.2010 tarihinden itibaren sermaye piyasası araçlarının vergilendirilmesinde tam ve dar mükellefler gerçek kişi ve kurumlar açısından stopaj oranları yeniden belirlenmiştir. 

Buna göre sermaye piyasası araçları getirilerinde; 

- Dar mükellef gerçek kişiler için %0 olan stopaj oranı %10'a yükseltilmiştir.

- Dar mükellef kurumlar için uygulanmakta olan %0 stopaj oranına sınırlama getirilerek, 6009 sayılı kanunda belirtilen nitelikte olmayan kurumların gelirlerine %10 stopaj getirilmiştir.

- Tam mükellef kurumların gelirlerine uygulanmakta olan %10 stopaj oranı, 6009 sayılı kanunda belirtilen nitelikleri taşıyan kurumlar için %0'a indirilmiştir.

- Tam mükellef gerçek kişiler için uygulanmakta olan stopaj oranında değişiklik yapılmamıştır.

Stopaj oranlarında yapılan değişiklikler, sermaye piyasası araçlarından elde gelirlerle ilgili olup, mevduat ve repo gelirleri için uygulamada bir değişiklik bulunmamaktadır. Mevduat ve repo faizi için vergi stopajı prensip olarak 15%'tir. Açılan hesapların vadelerine göre farklılaştırılan stopaj oranları aşağıda açıklanacaktır. Yurt dışında yerleşik kişiler için ayrıca Türkiye ile bu ülkeler arasında Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları'nın bulunup bulunmadığına ve mevcut ise bu anlaşmada yer "faiz ödemeleri" ile ilgili hükümlere bakmak gerekir. (Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları bulunan ülkeler ve anlaşma metinlerindeki vergi oranları için Bknz: www.gib.gov.tr "Uluslararası Mevzuat"). 

Stopaja tabi sermaye piyasası araçları gelirleri ve bunlara uygulanacak yeni stopaj oranları ile ilgili açıklamalara aşağıda yer verilmiştir. 

125.12.2015 tarih ve 6655 Sayılı Kanun, Resmi Gazete: 1 Ocak 2016/29580

 

  • 1) Stopaja Tabi Sermaye Piyasası Araçları Gelirleri:
      • Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faiz gelirleri (%10),
      • Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu alım-satım kazançları (%10),
      • Özel sektör tarafından Türkiye'de ihraç edilen tahvil ve bonoların faiz gelirleri (%10),
      • Özel sektör tarafından Türkiye'de ihraç edilen tahvil ve bonoların alım-satım kazançları (%10),
      • Türkiye'deki Yatırım Fonu Katılma Belgelerinin alım-satım kazançları (%10), (Portföyünün en az %51'i İMKB(BİST)'de işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonları katılma belgelerinden 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanların alım-satım kazançları stopaja tabi değil, ayrıca hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinin satılmasından sağlanan kazançlarda stopaj oranı (%0)'dır.)
      • Borsa Yatırım Fonları Katılma Belgelerinin alım-satım kazançları (%10),
      • VOB işlemlerinden elde edilen kazançlar(%10), (Vadeli İşlemler Borsa'sında (VOB) gerçek kişilerce kazanılan gelir için stopaj oranı %10'dur
      • Ancak Hisse senedi, hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan VOB sözleşmeleri ve dayanak varlığı hisse senedi olan aracı kuruluş varantlarından elde edilen kazançlarda vergi oranı (%0)'dır.)
      • VOB dışındaki Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerinden sağlanan kazançlar(%10), (Ancak Hisse senedi, hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan sözleşmeleri ve dayanak varlığı hisse senedi olan aracı kuruluş varantlarından sağlanan kazançlarda vergi oranı (%0)'dır.)
      • 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanlar hariç olmak üzere, Yatırım Ortaklıkları Hisse Senetlerinin alım-satım kazançları(%10),
      • Ödünç Kıymetlerden sağlanan kazançlar(%10),
  • 2) Sermaye Piyasası Gelirlerine İlişkin Stopaj Oranları :
    • Banka ve aracı kurumlar aracılığı ile sermaye piyasası aracı geliri elde eden kişilerin bu gelirlerinden yapılacak stopaj oranları aşağıda belirtilmiştir. 

      Geliri elde edenler itibariyle; 
      a) Sermaye Şirketleri : % 0

      • Anonim Şirketler: %0
      • Anonim Şirket Benzeri Yabancı Kurumlar: %0
      • Limited Şirketler: %0
      • Limited Şirket Benzeri Yabancı Kurumlar: %0
      • Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketler: %0
      • Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket Benzeri Yabancı Kurum : %0
      • SPK Düzenleme ve Denetimine Tabi Fonlar : %0
      • SPK Düzenleme ve Denetimine Tabi Fonlara Benzer Yabancı Fonlar: %0 (Türkiye'de münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan sınırlı sorumlu ortaklıklar, ülke fonları, kurum ve kuruluş fonları ve yatırım kuruluşları gibi yabancı kurumsal yatırımcıların tümü 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikteki mükellefler olarak addedilecektir.")


      b) Diğer Yatırım Fonları: % 0
      c) Diğer Yatırım Ortaklıkları% 0
      d) Yukarıda; a, b, c şıklarında sayılanlar dışında kalan kurum ve kuruluşlar: %10
      e) Gerçek Kişiler:%10

      • Tam Mükellef Gerçek Kişiler : %10
      • Dar Mükellef Gerçek Kişiler : %10


      Örnekler : 

      • X Anonim Şirketinin Banka aracılığı ile elde ettiği Devlet Tahvili faiz gelirine, anonim şirketlerin sermaye şirketi olması nedeniyle %0 stopaj uygulanacaktır.
      • ABC Kolektif Şirketi'nin Banka aracılığı ile elde ettiği Devlet Tahvili faizinden, kolektif şirketlerin sermaye şirketi olmaması nedeniyle %10 stopaj kesilecektir.
      • Vakıf, dernek, kooperatif, siyasi partiler ve bunun gibi kurumlar, sermaye şirketi olmadığı için bu kurumların sermaye piyasası araçlarından elde ettiği gelirlere %10 stopaj uygulanacaktır.
      • Yurt dışında yerleşik dar mükellef gerçek kişilerin Banka aracılığı ile elde ettiği stopaj konusu gelirlerinden (örn: Devlet Tahvili ve Hazine Bono faizinden) %10 stopaj kesilecektir.
      • Yurt dışında yerleşik A.Ş., Limited Şirket niteliğindeki dar mükellef kurumların Banka aracılığı ile elde ettiği stopaj konusu gelirlerinden (örn: Devlet Tahvili ve Hazine Bono faizinden) stopaj yapılmayacaktır. (% 0)


      Böylece Sermaye piyasası araçları gelirlerinin vergilendirilmesinde tam mükellef gerçek kişiler ile dar mükellef gerçek kişiler arasındaki uygulama farkı kaldırılmıştır. 

      Mukimlik Belgesi bulunan dar mükellef gerçek kişilerle ilgili açıklamalara sonraki bölümlerde yer verilecektir (Türkiye ile diğer ülkeler arasında Çifte Vergiyi Önleme Anlaşmaları'nın etkisi için ilgili anlaşma hükümleri uygulanır.)

  • 3) Stopaj Yapılmayacak Gelirler:
    • Aşağıda belirtilen sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirlere, stopaj oranının %0 olarak belirlenmiş olması veya kanun maddesi kapsamında olmamaları nedeniyle, stopaj uygulanmayacaktır (Bu gelirleri elde edenlerin tam veya dar mükellef kişi veya sermaye şirketi ve gerçek kişi olup olmadıklarına bakılmaksızın): 

      • Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen Eurobondların faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
      • Özel sektör şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen bonoların alım-satım kazançları, (Bu bonoların faizlerinde ise, genel vergi kanunu maddeleri uyarınca vadeye göre stopaj uygulanır: 1 yıla kadar %10, 1-3 yıl arası %7, 3-5 yıl arası %3, 5 yıldan uzun olanlarda %0)
      • Hisse senetleri kar payları, (Vergi Stopajı, kar dağıtan şirketin kendisi tarafından yapılır.)
      • Tam mükellef kurumlara ait olup, BİST'te işlem gören hisse senetlerinin alım-satım kazançları,
      • Türkiye'de işlem gören hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinden elde edilen kazançlar,
      • Hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak Türkiye'de yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden sağlanan gelirler,
      • İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören Aracı Kuruluş Varantlarından sağlanan kazançlar,
      • Portföyünün en az %51'i BİST'te işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonları katılma belgelerinden 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanları alım-satım kazançları,
      • Bir yıldan fazla süreyle elde tutulan yatırım ortaklığı hisse senedi alım-satım kazançları,
      • Kurumlar vergisi mükelleflerinin kendi aralarında yaptıkları Vadeli işlem ve Opsiyon sözleşmelerinden elde edilen kazançlar,
      • Kurumlar vergisi mükelleflerinin yurtdışındaki banka ve benzeri finans kurumlarıyla yaptıkları Vadeli işlem ve Opsiyon sözleşmelerinden elde edilen kazançlar,
      • Yurt dışında gerçekleşen her türlü menkul kıymet alım satım karları, vadeli işlemler ve opsiyon sözleşmeleri, mevduat-repo-bono tahsilatları, hisse senedi kar payları.
  • 4) Mukimlik Belgesi Bulunan Dar Mükellef Gerçek Kişiler ve Kurumlarla İlgili Stopaj Uygulaması:
    • Dar mükellef gerçek kişilerin Mukimlik Belgeleri, sadece Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında daha düşük bir vergi oranı varsa bu orandan faydalanmak için kullanılacaktır (Örneğin; Almanya'da yerleşik bir kişi Türkiye'de mevduat yaptığında mukimlik belgesi ibraz eder ise elde edeceği faiz geliri üzerinden %15 yerine %10 vergi tevkifatına tabi olacaktır.). 

      Mukimlik Belgeleri ibraz edilerek "özel kodlu vergi numarası" alınan dar mükellef gerçek kişilerin sermaye piyasası araçları gelirlerine (örneğin; Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizi, yatırım fonu geliri) uygulanmakta olan %0 stopaj oranı 01.10.2010 tarihinden itibaren %10'a yükseltilmiştir. Bu anlamda, dar mükellef gerçek kişilerle tam mükellef gerçek kişilerin vergilendirilmesi arasında farklılık kalmamıştır. Dolayısıyla, dar mükellef gerçek kişinin yerleşik olduğu ülke ile Türkiye arasında imzalanmış bulunan Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmalarında daha düşük bir stopaj oranı öngörülmedikçe (eğer varsa ÇVÖA'sındaki oranlar ve prensipler uygulanır), mukimlik belgesi olsun veya olmasın tüm dar mükellef gerçek kişilerin yukarıdaki 1. bölümde sayılan sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri gelirlere %10 vergi tevkifatı uygulanacaktır. (Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları bulunan ülkeler ve anlaşma metinlerindeki vergi oranları için Bknz: www.gib.gov.tr"Uluslararası Mevzuat"). 

      Dar mükellefler kurumlar açısından ise (yukarıda belirtilen şirket ve yatırım fonu niteliğindeki yabancı kurumlar) sadece mevduat ve repo faiz ödemelerinde %15 stopaj uygulaması yapılacak ( Stopaj oranının tespitinde Çifte Vergiyi Önleme Anlaşmaları var ise buradaki hükümler dikkate alınacaktır), diğer ürünlerden elde edilecek gelirlerde ise stopaj oranı %0 olarak uygulanacaktır.

  • 5) Stopaj Matrahının Tespiti :

    • Banka ve aracı kurumlarca yapılacak vergi kesintisi, menkul kıymet veya sermaye piyasası araçlarının; 

      • Al-sat işleminde alış-satış arasındaki fark,
      • İtfası halinde, alış ve itfa bedeli arasındaki fark,
      • Tahsiline aracılık edilen finansal aracın dönemsel getirileri üzerinden hesaplanır.



      Vergi kesintisi uygulaması sırasında, varsa vergi istisnaları dikkate alınır. Örneğin; menkul kıymet yatırım ortaklığı hisse senetleri %10 stopaja tabi olup, 1 yıl tutulduktan sonra satılıyorsa vergi kesintisi söz konusu olmayacaktır. Yine bunun gibi portföyünün en az %51'i BİST'te işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgelerinin, 1 yıl tutulduktan sonra elden çıkarılmasından sağlanan gelirler de vergi dışı olacaktır. 

      Menkul kıymetler başka bir kuruluşa aktarıldığında ( virman ) alış bedeli ve alış tarihi, aktarma yapılan kuruluşa bildirilecek ve satış halinde bu tutar dikkate alınacaktır. Virman işlemi başka bir kişi adına yapıldığında ise bu işlem satış olarak değerlendirilecektir. 

      Menkul kıymetlerin fiziken tesliminde alış bedeli olarak, tevsik edilmek kaydıyla müşterinin beyanı esas alınacak ve bu işlem Maliye Bakanlığı'na da bildirilecektir.

  • 6) İhtiyari Olarak Yıllık Beyanname Vererek Vergi İadesi Almak İmkanı:
    • Banka ve aracı kurumlarca işlemler sırasında yapılan vergi kesintileri nihai vergi olup, prensip olarak bu gelirlere ilişkin yıllık veya özel & münferit beyanda bulunmak söz konusu değildir. 

      Ancak kazanç ve zararların birbirine mahsup edilip netleştirme yapılamadığı hallerde ihtiyari olarak Gelir Vergisi Beyannamesi verilebilir. Vergi kesintisi sırasında esasen aynı gelir türlerinde kazançlar ve zararlar birbirinden mahsup edilmektedir. İşte bu işlemleri sırasındaki kazanç ve zararlarını çeşitli nedenlerle (ayrı kurumlarda işlemler yapmak, ilk dönemlerde zarar son dönemde kazanç olması v.b. gibi) mahsup edemeyen kişilerin yılsonunda ihtiyari olarak yıllık beyanname verme ve vergi iadesi alma imkânları vardır. 

      Böylece, aynı neviden menkul kıymet kar ve zararların birbirine mahsup edilme prensibi gereğince, yıllık bazda zarar etmiş bir kişinin yıl içindeki bazı karlı işlemlerinden kesilmiş vergiler kişiye geri iade edilir. Örneğin farklı banka ve aracı kurumlarla çalışan kişiler veya ilk üç aylık dönemde kar, sonraki dönemlerde zarar eden kişiler yıllık beyanda bulunma ihtiyacı içinde olabileceklerdir. Bu sebeple G.V.K. geçici 67. maddeye göre; menkul kıymet alım-satım kazançları için ihtiyari olarak yıllık beyan imkanı vardır. Konu ile ilgili olarak 263 nolu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde açıklamalar yapılmıştır. Buna göre örneğin; takvim yılının ilk 9 ayında aynı gruptaki aynı neviden işlemlerde kar varsa, son 3 aylık işlemlerde de zarar varsa, yıllık beyanda bulunarak stopaj iadesi almak mümkün olacaktır. 

      Bu şekilde yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi verilmesi halinde konsolide edilmiş gelir vergisi matrahına 10% oranı uygulanacaktır. Aracı kurum ve bankalardan toplanan bilgiler ışığında hazırlanan Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ertesi yılın Mart ayında kişinin ikametgâhının olduğu Vergi Dairesi'ne verilir. Vergi Dairesi beyannameyi aldıktan sonra inceleyerek kontrol eder ve yıl içinde fazladan ödenmiş vergi kesintisini kişiye iade eder. Bu aşamada, tutara göre Vergi Dairesi'nin teminat mektubu istemesi de söz konusu olabilir, bu durumda teminat mektubu bilahare yapılacak incelemeden sonra iade edilir. 

      Kar zarar mahsuplaşması için verilen ihtiyari yıllık gelir vergisi beyanı, 256 nolu genel tebliğine göre, "sadece geçici 67. madde kapsamındaki menkul kıymet alım-satım kazançları için" yapılabilir. Faiz gelirleri ile bu madde kapsamı dışındaki işlemlerden elde edilen karlar veya uğranılan zararlar bu beyannameye ithal edilemez. Buna göre; yurt dışındaki menkul kıymet alım-satım zararları (örneğin Brasil bond veya yabancı hisse senedi satış zararı) ve her türlü faiz gelirleri bu ihtiyari beyannameye dahil edilemez ve mahsuplaşma yapılamaz. Başka deyişle yurt dışı zararlar Türkiye'de ödenen stopajın iadesi için kullanılamaz.

  • 7) Mevduat Faizleri İle İlgili Stopaj Uygulaması:
    • Yukarıda da belirtildiği üzere "sermaye piyasası aracı geliri" niteliğinde olmamakla beraber mevduat faiz gelirleri Geçici 67. Madde kapsamında olup vergi tevkifatı (stopaj) ile vergilendirilmektedir. Yıllık vergi beyanına tabi olmayan bu gelirlerde genel stopaj oranı %15'tir. Bununla birlikte açılan hesapların vadelerine göre farklı vergi stopaj oranları bulunmaktadır. 

      Uzun vadeli mevduat hesaplarını özendirmek amacıyla 01.01.2013 tarih ve 28515 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile mevduat hesaplarına verilecek faizler üzerinden kesilecek gelir vergisi stopaj oranları; hesapların vade yapıları dikkate alınarak Döviz Tevdiat Hesapları ve TL Mevduat Hesapları için farklı olmak üzere yeniden belirlenmiştir. Buna göre; 02.01.2013 tarihinden itibaren açılacak veya vadesi yenilenecek mevduat hesaplarına verilecek faizler üzerinden aşağıda belirtilen oranlarda gelir vergisi stopajı yapılacaktır Bununla beraber altın vadeli mevduat hesaplarında vadeye bakılmaksızın %15 stopaj uygulamasına devam edilmektedir.

      Döviz Tevdiat Hesapları:

      Hesabın VadesiStopaj Oranı
      Vadesiz ve İhbarlı hesaplar      %18
      6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplar      %18
      1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplar      %15
      1 yıldan uzun vadeli hesaplar      %13

      TL Mevduat Hesapları:

      Hesabın VadesiStopaj Oranı
      Vadesiz ve İhbarlı hesaplar      %15
      6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplar      %15
      1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplar      %12
      1 yıldan uzun vadeli hesaplar      %10
  • 8) Repo Faizleri İle İlgili Stopaj Uygulaması:
    • Ters repo ve repo geliri mevduat faizine benzer karakterde olup "sermaye piyasası aracı geliri" niteliğinde değildir. Bu işlemler sonucunda elde edilen faiz gelirleri üzerinden %15 vergi tevkifatı yapılır. Yurt dışında yerleşik kişi ve kurumlara uygulanacak vergi oranları için gerek mevduat ve gerekse repo faizi yönünden ayrıca Türkiye ile vergi anlaşması bulunan ülkeler itibariyle bu anlaşmalardaki vergi oranlarına bakılmalıdır. (Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları bulunan ülkeler ve anlaşma metinlerindeki vergi oranları için Bknz: www.gib.gov.tr "Uluslararası Mevzuat").

  • 9) Geçici 67. Madde Uygulamasına Tabi Olmayan Gelirler:
    • Yukarıda anlatılan bu uygulama kapsamına dahil olmayan gelirler ise şunlardır: 

      • Yurt dışında ihraç edilen eurobondlar,
      • Yurt dışında ihraç edilen bonolar,
      • Yurt dışında elde edilen mevduat ve repo faizleri,
      • Türkiye'de alınıp satılan yurt dışı yatırım fonları katılma belgesi gelirleri,
      • Yabancı devlet ve yabancı firma menkul kıymetlerinin faiz ve alış-satış gelirleri
      • 1.1.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş hazine bonosu & devlet tahvili faiz ve alım-satım kazançları,
      • 1.1.2006 tarihinden önce satın alınmış olan hisse senedi alım-satım kazançları
      • Hisse senedi temettü gelirleridir.


      Kapsam dışında olan bu gelirler için Gelir Vergisi Kanunu'muzdaki genel esaslar çerçevesinde yıllık gelir vergisi beyanı yapılır.

Finansal Yatırımların Vergilendirilmesinde Genel Esaslar

Gelir Vergisi

Gerçek kişiler gelirleri üzerinden GELİR VERGİSİ öderler. Bir yıl boyunca elde edilen gelir, yıllık beyanname ile vergi dairesine beyan edilir ve gelir tutarına göre "artan oranlı" bir tarifeye göre vergi ödenir. Gelir vergisi uygulamasında aşağıdaki prensipler önemlidir: 

  • 1.Gelirin Şahsi Olması
    • Gelir vergisi konusuna girecek gelirin önemli özelliklerinden birisi gelirin gerçek kişilere ait olması ve gerçek kişilere izafe edilebilmesidir. Buna "gelirin şahsiliği" denilmektedir. Örneğin; ortak mevduat veya yatırım hesaplarında her birey hisseleri oranında ayrı ayrı vergi mükellefidir. Hatta küçük çocuklar dahi şahsi olarak vergi mükellefi sayılırlar. 

  • 2.Gelirin Yıllık Olması
    • Vergilemede gerçek kişiye ait gelirin bir yıllık tutarının dikkate alınması gerekir. 

  • 3.Gelirin Gerçek ve Safi(Net) Olması
    • Gelir vergisine tabi tutulacak gelirin gerçek ve safi olması gerekir. 

      Gerçek gelirden kasıt ise, vergilemenin bazı karinelere istinaden yapılması değil, gelirin gerçekleşmesi esas alınarak yapılmasıdır. Vergileme, gerçekleşen gelirin de safi (net) tutarı üzerinden yapılır. Bunun anlamı ise, gelirin elde edilmesi ve kaynağının devam ettirilebilmesi için yapılan giderlerin düşülmesinden sonra kalan tutarın esas alınarak vergileme yapılmasıdır. Örneğin; temettü hisseleri ile bono faizlerinin tahsil giderleri, aracı kurum ve bankalara ödenen komisyonlar, menkul kıymetlerin saklama ücretleri gibi giderler elde edilen gelirden düşülerek net gelir bulunur. 

  • 4.Gelirin Elde Edilmiş Olması
    • Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu ve hukuki durumun tekemmülü ile doğar. 

      Gelir vergisi açısından ise vergiyi doğuran olay gelirin elde edilmiş olmasıdır. 

      Elde etme ise, geliri oluşturan kazanç ve iratlara hukuken ve iktisaden tasarruf edebilme imkânını ifade eder. 

  • 5.Gelirin Türü
    • Kişisel tasarrufların finansal yatırımlarda değerlendirilmesi sonucunda elde edilen gelirler Gelir Vergisi mevzuatımızda ya "MENKUL SERMAYE İRADI" ya da "DEĞER ARTIŞ KAZANCI" olarak tanımlanmakta ve bu gelir türlerine özgü vergilendirme ilkelerine göre vergilendirilmektedirler. Burada; "tam & dar mükellefiyet ayırımı", "yıllık beyanname verme mecburiyeti", "beyanname verme mecburiyetinin başladığı sınır", "gelirin elde edilme zamanı", "enflasyon indirimi uygulaması", "öngörülen istisnalar" "stopaj uygulaması", "vergi tarifesi" gibi konular belirleyici olmaktadır. Menkul sermaye iradı ve değer artış kazancı mahiyetindeki başlıca gelirler ve onların vergilendirme rejimi aşağıda açıklanmaktadır:

      A. Menkul sermaye iradı nedir?

      Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında, nakdi sermaye veya para ile temsil edilebilen değerlerden oluşan sermaye dolayısıyla elde ettiği temettü, faiz, ve benzeri iratlar menkul sermaye iradı olarak tanımlanır (G.V.K. md. 75). 

      -Menkul Sermaye İradında Gelirin Elde Edilmesi 

      Menkul sermaye iradında gelirin elde edilmesi "hukuki ve ekonomik tasarrufa" bağlanmıştır. Menkul sermaye iradı açısından elde etmenin tüm unsurlarının tamamlanması için gelir sahibi açısından hukuki ve ekonomik tasarruf imkanının doğmuş olması gerekir. Prensip olarak hukuki tasarruf imkanının doğduğu anda, ekonomik tasarruf imkanının da doğmuş olduğu kabul edilir. Elde etmeye bu açıdan bakıldığında, menkul sermaye iradında hukuki tasarruf imkanının doğmuş olması yeterli sayılır. 

      Örneğin; vadeli mevduatta vade bitiminde hesaplanan faiz tutarının hesaba geçirilmesi, eurobondlarda kupon vadesinde faiz tahsilatı, temettü gelirinde ilgili şirketin kar dağıtması durumunda gelir elde edilmiş sayılır. 

      -Menkul Sermaye İratları Üzerinden Kaynakta Kesilen Vergilerin Mahsubu Nedir? 

      Gelirin tahsili sırasında bazı durumlarda ödemeyi yapanlarca vergi kesintisi yapılır. 

      Tevkifat suretiyle ödenen bu vergi yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden hesaplanan yıllık Gelir Vergisinden mahsup edilir. 

      Enflasyon indirim oranı uygulanan menkul sermaye iratlarının yıllık beyanname ile beyan edilmesi sırasında, sadece beyannamede gösterilen kısım üzerinden yapılan vergi kesintisi mahsup edilebilir. Başka deyişle kazanç ve iradın indirim oranına isabet eden kısmı mahsup edilemez. 

      -Menkul Sermaye İratları İle İlgili Bir Kaç Örnek: 

      Menkul sermaye iradı sayılan başlıca gelirler; mevduat faizi, repo faizi, devlet tahvili-hazine bonosu faizi, hisse senedi kar payı, bono faizleridir. 

      i. Devlet Tahvili Ve Bono Faizlerinin Vergilendirilmesi Esasları: 

      Gelir Vergisi Kanunu'na göre her nevi tahvil faizleri, hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi'nce çıkarılan menkullerden vade bitiminde sağlanan gelirler menkul sermaye iradı sayılmıştır. 

      1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Faiz ile Özel Sektör Tahvillerinden elde edilen gelirler, gelirin elde edildiği sırada %10 oranında vergi kesintisine tabi tutulur, bu gelirlerin yıllık beyanname ile Vergi Dairesi'ne bildirim zorunluluğu yoktur. 

      Ancak, 

      -Türkiye Devletince veya Türk özel şirketlerince yurt dışında ihraç edilen bonolardan elde edilen faiz gelirlerinin,3 

      -Yabancı ülke bonolarından elde edilen faiz gelirlerinin 

      yıllık beyanname ile Vergi Dairesi'ne bildirim zorunluluğu vardır. 

      Aşağıda 2018 yılında elde edilen faiz gelirlerine ilişkin açıklama yapılacaktır. 

      Başlıca prensipler: 


      Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışı irat sayılmaz. Türk Lirası cinsinde ihraç edilen menkul kıymetler için geçerli olan enflasyondan arındırma mekanizması ile vergilendirme reel gelir üzerinden yapılmaktadır. 

      Öte yandan bu gelirlerin beyanı halinde bu gelirler üzerinden tevkifat yoluyla ödenmiş olan verginin beyan edilen tutara isabet eden kısmı beyanname üzerinde hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. 

      Dar mükellefiyete tabi gerçek kişilerce elde edilecek bu neviden gelirler vergi beyanına tabi değildir. 

      Menkul kıymet gelirleri vadenin sona erdiği yılın gelirleri arasında gösterilir. Örneğin ihracı veya satın alınışı önceki yıllarda olan ancak vadesi 15.03.2018 tarihinde biten Hazine Bonosu faizinin tamamı 2018 takvim yılı geliri kabul edilecektir. 

      Menkul kıymetlerin itfasında menkul kıymetlerin anapara ödemesi gelir sayılmaz. 


      iii. Yurt Dışında İhraç Edilen Eurobond Ve Özel Sektör Bono Faizleri: 

      Türkiye Devleti tarafından ihraç edilen Eurobond faiz gelirleri Gelir Vergisi Kanunu açısından "menkul sermaye iradıdır". Eurobond faiz gelirleri G.V.K. geçici 67. maddedeki stopaj usulü uygulanmadığından (=yani işlemi yapan banka veya aracı kurumca vergi stopajı uygulamasının dışında olduğundan), bu gelirler yıllık esasta gelir vergisi beyanına konu olur. Başka gelirler ( örneğin temettü, kira vb gibi ) nedeniyle beyan yapıldığında da bu beyana eklenirler. 

      Bu kıymetlerin faiz gelirleri kupon tahsilatlarında ve itfada meydana gelir. Tahsilat sırasındaki tutar TL'ye çevrilir. Örneğin 2018 yılında sadece eurobond faiz geliri elde edilmişse ve bu tutar yıllık gelir vergisi beyan haddi olan 34.000 TL'iy aşıyorsa gelirin tamamı beyan edilir.5 

      İtfa'daki anapara kur farkı vergiye tabi değildir. (G.V.K. Madde: 75/5) 

      Ortak hesaplardan elde edilen faiz gelirlerinde her bir kişi için 34.000 TL'nin geçilip geçilmediğine ayrı ayrı bakılır. 

      Özel sektör tarafından yurt dışında ihraç edilen bonolardan elde edilen faiz gelirleri için de aynı esaslar geçerli bulunmaktadır. 

      iv. Kar Payı (Temettü) Vergilemesi: 

      Gelir Vergisi Kanunu'nda aşağıda belirtilen kar payları menkul sermaye iradı olarak sayılmıştır. ( G.V.K. madde 75 ) 

      - Her nevi hisse senetlerinin kar payları (kurucu hisse senetleri ve diğer intifa senetlerine verilen kar payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her türlü ödemeler ile Sermaye Piyasası Kanununa göre yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kar payları dahil), 

      - İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limited Şirket ortaklarının, iş ortaklıklarının ortakları ve komanditerlerin kar payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir.) 

      - Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar payları. 

      Buna göre örneğin Anonim Şirket hisse sahipliği sebebiyle elde edilen kar payı yıllık beyan esasında Gelir Vergisi'ne tabidir. 

      526.7.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilenler eurobondlar için eski yıllarda istisna uygulama imkanı bulunuyordu. Ancak Kanun maddesine göre; bu istisna 31.12.2007 tarihinden itibaren kalkmıştır. 2008 yılından itibaren elde edilen gelirlere herhangi bir istisna uygulanmamaktadır. Böylece elde edilen gelirin tamamı üzerinden vergi ödenecektir. Faiz gelirlerinde ise 2018 yılı yıllık beyan haddi olan 34.000 TL'den daha az gelir elde edilmişse yıllık beyan yapılmaz. 

      Şirketin genel kurulu kar dağıtımına karar verdikten sonra bu kar kısmını ortaklarına nakden veya hesaben dağıttığı zaman temettü geliri elde edilmiş olur. Kişinin bunu tahsil etmemesi sonucu değiştirmez. 

      Gelir Vergisi Kanunumuza göre; tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna olup "istisna edilen tutar dahil toplam temettü" üzerinden yapılan stopajın tamamı, beyan edilen temettü üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmektedir. (G.V.K. madde 22/2) Kurumların dönem karlarını veya yedek akçelerini (Kar Yedekleri) sermayelerine eklemeleri halinde gerçek kişi ortaklarca alınan bedelsiz hisse senetleri kar payı(=temettü) geliri sayılmamakta ve vergi beyanına konu olmamaktadır. Yine, sermaye yedekleri ile sermaye artırımında bulunulması durumunda da sermaye yedeklerinin niteliği gereği kar dağıtımı olarak değerlendirme söz konusu olmamaktadır. 

      Örnek: 

      Mevzuatımıza göre, tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmekte ve istisna edilen tutar dahil toplam temettü üzerinden şirketçe yapılan stopajın tamamı, beyan edilen %50'lik temettü üzerinden mahsup edilmektedir. Buna göre; şirketlerden elde edilen kar paylarının sadece yarısı gelir vergisi beyanına konu olacaktır. Beyan zorunluluğu ise diğer menkul sermaye iratları (Örn. Hazine bonosu faizi) ve diğer gelir unsurları ile toplu olarak yıllık beyan haddinin (2018 yılı için 34.000 TL) aşılması halinde başlamaktadır. 

      Dolayısıyla brüt 68.000 TL'sından (Net 57.800 TL) daha fazla temettü geliri elde edilmediği sürece yıllık beyan zorunluluğu bulunmamaktadır. (Tabii ki beyan konusu başkaca gelir unsurları 34.000 TL'lik haddin hesabında ayrıca dikkate alınır.) 

      Örnek: 

      Net temettü1.000.000 TL
      Vergi Stopajı (15% )176.470 TL
      Brüt Temettü1.176.470 TL
      % 50 istisna( 588.235 ) TL
      Vergiye tabi gelir588.235 TL
      Hesaplanan vergi(%15- %35 )196.362 TL
      Mahsup( 176.470 ) TL
      Ödenecek Vergi19.892

      Buna göre, bir Anonim Şirketten 1 milyon TL net kar payı tahsil eden kişi vereceği yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ile 19.892 TL Gelir Vergisi ödemiş olacaktır. 

      v. Altın Mevduatı Gelirleri ile Altın ve Döviz Satış Kazançları : 

      Altın mevduat hesaplarından vadede elde edilen faiz geliri diğer mevduat hesaplarında olduğu gibi vergi stopajına tabidir ve vadeden bağımsız olarak %15 stopaj uygulanır. Vadesiz hesaplarda bir faiz ödemesi olmadığından herhangi bir vergileme söz konusu olmayacaktır. 

      Altın hesaplarının kapatılması sırasında oluşan değer artışı ya da bankaya satış nedeniyle oluşan gelir Gelir Vergisi Kanunu'nda herhangi bir kanun maddesi olmadığı için vergi kapsamında değildir. 

      Aynı şekilde döviz cinsi değişimlerinden elde edilen kazançlar da gelir vergisi kapsamında bulunmamaktadır. 

      Özetleyecek olursak; ticari amaç ve organizasyon olmaksızın, kişisel yatırımcı olarak gerek döviz gerekse altın alış-satışlarından elde edilen gelirler (farklı para birimleri arasında alım/satım işlemleri, arbitraj işlemleri) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. Maddesinde sayılan gelir unsurlarına girmediğinden yıllık esasta gelir vergisine tabi bulunmamaktadır. Bu gelirler Gelir Vergisi Kanunu'nun kapsamında değildir. 

      Gerçek kişi müşterilerimizin bankamızdaki altın mevduat hesaplarından elde edecekleri gelirleri için de yıllık beyan esasında vergileme zorunluluğu bulunmamaktadır. Aynı şekilde; "altındaki değer artışının" vergiye tabi olduğu konusunda 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. 

      vi. BES Bireysel Emeklilik Gelirleri: 

      Kişilerin tasarruflarını Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) değerlendirmeleri bir başka yatırım alternatifidir. Bu sistemde yatırımcıların defaten veya periyodik ödemeleri suretiyle oluşan birikimler kurulan fonlarda değerlendirilir. Sistemden çıkış zamanında, sigorta ve emeklilik şirketleri tarafından yapılan geri ödemeler menkul sermaye iradı sayılmakta ve bu ödemeler, sadece getiri (irat tutarı) üzerinden stopaj yoluyla vergilendirilmektedir. Bu gelirler için yıllık gelir beyanı yoktur. 

      Bireysel emeklilik sisteminden çıkıştaki Vergi stopaj oranları şöyledir: 

      a) On yıldan az süreyle katkı payı ödeyerek ayrılanlar ile bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı üzerinden % 15,

      b) On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı üzerinden %10, 

      c) Emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı üzerinden %5 

      Öte yandan katılımcılar tarafından bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı paylarının %25'ine karşılık gelen tutar kadar ayrıca Devlet Katkısı yapılacaktır. 

      Devlet katkısı, aşağıda yer verilen şartlarla hak kazanılıncaya kadar katılımcıların tasarrufunda olmayacak; Müsteşarlıkça belirlenen yatırım araçlarında yatırıma yönlendirilecektir. 

      Katılımcılar;
      a) En az 3 yıl sistemde kalmış; ise Devlet katkısı ve getirilerinin %15'ine, 

      b) En az 6 yıl sistemde kalmış; ise Devlet katkısı ve getirilerinin %35'ine, 

      c) En az 10 yıl sistemde kalmış; ise Devlet katkısı ve getirilerinin %60'ına, 

      d) Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmış ya da bu sistemden vefat veya malûliyet nedeniyle ayrılmış; ise Devlet katkısı ve getirilerinin tamamına, 

      hak kazanacaklardır. (Devlet katkısının tutarının hesaplanmasına esas katkı payı toplamı brüt asgari ücret tutarını aşamayacaktır.) Sürelerin hesabında emeklilik sözleşmesi esas alınacak olup; emeklilik hakkını kazanabilmek için en az 10 yıl sistemde bulunmak kaydıyla 56 yaşını doldurmuş olmak gerekmektedir. 

      Görüldüğü üzere belli bir süre beklenmesi halinde BES sisteminde vergi avantajı söz konusu olmaktadır

      B. Değer Artış Kazancı Nedir?

      Gelir Vergisi Kanununa göre bazı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar "değer artış kazancı"dır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 80 ve izleyen maddeleri bu konudaki esasları belirlemiştir. 

      Buna göre; gayrimenkullerin, hisse senetlerinin, Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarının, EuroBondların alış-satışından sağlanan kazançlar prensip olarak bu kapsamdadır. Bu mal ve hakların alış satışından elde edilen gelirler yıllık esasta Gelir Vergisi beyannamesi ile vergilendirilir. 

      i. Gayrimenkullerin Alım Satımından Sağlanan Kazançların Vergilendirilmesi 

      Gayrimenkullerin (arsa, arazi, bina, ayni haklar) alım satımından sağlanan kazançlar değer artış kazancı olarak yıllık beyan esasında Gelir Vergisine tabidir. 

      Ancak, alındıktan itibaren 5 yıl geçtikten sonra satılan gayrimenkullerin satış kazancı vergiye tabi değildir. (1.1.2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan gayrimenkullerde ise bu süre 4 yıl olarak uygulanır.) 

      Kazancın hesabında elde edilen reel kazanca ulaşmak için öncelikle "TEFE(=ÜFE) endekslemesi" yapılır. Bu endekslemede, gayrimenkulun alındığı ay dâhil, satıldığı ay hariç olmak üzere aylık ÜFE oranında maliyet artırılır. Ancak bu imkândan yararlanabilmek için alış tarihi ile satış tarihi arasındaki ÜFE artış oranının %10'dan fazla olması gerekir. 

      Vergilemede bazı istisnalar da öngörülmüştür. 5 yıl içinde alınıp satılan gayrimenkulden sağlanan kazançların 2018 yılı için 12.000 TL'sı vergiden istisna bulunmaktadır. 


      iii. Eurobond Alım-Satım Kazançları: 

      Eurobond alım-satım kazançları için G.V.K. geçici 67. madde uygulanmaz. Bu durumda alış-satış kazancı, yıllık Gelir Vergisi beyanına konu olur. Bu kıymetlerin satış kazancı şu şekilde hesaplanır: Alış maliyeti ve satış bedeli TL ye çevrilir, alış ve satış tarihleri arasında ÜFE'ye (ÜFE artış oranının alış ve satış tarihleri arasındaki sürede %10 ve üzeri olması halinde) göre endeksleme yapılır ve varsa istisnalar uygulanır, kalan tutar üzerinden de yıllık gelir vergisi beyanı ile gelir vergisi tarifesine göre vergi ödenir. Endekslemede menkul kıymetin alındığı ay dâhil, satıldığı ay hariç tutulur. 

      Aynı yıl içinde yurt dışı menkul kıymet veya eurobond satış zararı da var ise zarar tutarları ile kazanç tutarları birbirine mahsup edilir ve net kar üzerinden vergi ödenir. 

      1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilenler için herhangi bir istisna uygulaması yoktur. Elde edilen kazanç tutarı ne kadar olursa olsun yıllık gelir vergisi beyannamesi verme zorunluluğu vardır. 

      01.01.2006 (26.07.2001-31.12.2005 arasında ihraç edilenler) tarihinden önce ihraç edilenler için ise, 27.000 TL vergi istisnası hakkı vardır. Kazanç bu tutarı aşar ise yıllık gelir vergisi beyannamesi verme zorunluluğu vardır. 

      iv. Hisse Senedi Satış Kazançlarının Vergilendirilmesi Esasları: 

      01.01.2006'dan sonra iktisap edilmiş hisse senetlerinde Borsa İstanbul'da (BİST) işlem görenler bir yıl içinde elden çıkarılmaları halinde G.V.K. madde geçici 67'ye göre 10% stopaja tabidir, ancak Kararname ile vergi stopajı %0 olarak belirlenmiştir. Başka deyişle; BİST'te işlem gören hisse senedi alım satım kazançlarında; kazanç tutarı ne olursa olsun, vergi ödenmesi söz konusu değildir. 

      BİST'te işlem gören Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı hisse senetlerinden elde edilen alım-sat kazançları ise %10 vergi kesintisine tabidir. Ancak 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı hisse senetleri ise stopaja tabi değildir. 

      Değer artış kazancı olarak değerlendirilen bu kazançlarda vergi stopajı, 2020 yılına kadar nihai vergidir, ayrıca yıllık beyan söz konusu değildir. BİST'te işlem görmeyen hisse senetlerin de ise durum şudur: Alındıktan itibaren 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde gerçek kişilerce elde edilen kazançlar "Değer Artış Kazancı" olarak yıllık gelir vergisi beyanına tabidir. İki yıl geçtikten sonra yapılan satışlardan elde edilen kazançlar ise istisna kapsamında olup herhangi bir vergiye tabi değildir. 

      Eğer hisse senetleri veraset veya ivazsız intikal (hibe, bağış) yoluyla elde edilmişler ise hisse senetlerinin satışında kazanılan gelirler vergiye her halukarda tabi değildir. 

      v. Foreks (FX) Ve Kıymetli Madenlerde Kaldıraçlı İşlemler: 

      Banka ve aracı kurumların müşterilerine sağladıkları kazançlar üzerinden vergi stopajı yapmak yükümlülükleri, Gelir Vergisi Kanunu 94 ve geçici 67, Kurumlar Vergisi Kanunu 15 ve 30.ncu maddelerine istinaden doğmaktadır. FX işlemlerinin tanımı ve teknik yapısı, söz konusu maddelerde tanımı yapılan işlemlere uymamaktadır. Bu nedenle, FX işlemleri bu maddelerde tanımı yapılmış olan işlemlerin kapsamına girmediğinden bu kazançlar için vergi stopajı söz konusu değildir. 

      Kurumlar yönünden bu işlemlerden sağlanan gelirler, "ticari kazanç" olarak kurumlar vergisi matrahına dâhil olup beyanname ile vergilendirilir. Ticari kazanç sayılıp sayılmaması birçok faktöre bağlıdır. Bir işlemden elde edilen kazancın "ticari kazanç" olarak nitelenebilmesi için; G.V.K. ve T.T.K.'da yapılan tanım gereği; "ticari kazanç elde etme iradesi", "bu amaçla yapılacak organizasyon" ve aynı kapsamdaki "işlemlerde devamlılık" unsurlarının tamamını bünyesinde barındırması gerekir. 

      Gerçek kişiler açısından, elde edilen gelirin "stopaj kapsamına girmemesi nedeniyle" prensip olarak beyan suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak bu noktada gelirin Gelir Vergisi Kanunu'na göre ne tür bir gelir olduğunu belirlemek ihtiyacı doğmaktadır. Eğer ticari bir organizasyon içerisinde FX işlemlerinin devamlı olarak yapılması halinde faaliyet yürüten bir gerçek kişinin FX gelir ve giderleri ticari kazanç olarak yıllık beyannameye konu olacaktır. 

      Konuya yabancı ülkelerde yerleşik kişi ve kurumlar (dar mükellefler) açısından bakıldığında, yukarıda belirtildiği gibi faaliyet bir organizasyon içinde devamlı surette yapıldığında "ticari kazanç" sayıldığından ve bu işlemden elde edilecek kazanç Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları'ndaki genel yaklaşım gereği diğer Devlette vergilendirilir. Bunun için yabancı müşterinin TR'de daimi temsilcisi veya iş yeri olmamalıdır. Konu, Türkiye'de özel ve münferit beyana tabi değildir.

Tam Mükellef Gerçek Kişilerce Yurt dışında Elde Edilen Gelirlerin Vegi Durumu
  • 1) Türk Gelir Vergisi Mevzuatında Vergi Mükellefleri:
    • Gelir Vergisi mevzuatımıza göre; Türkiye'de yaşayan kişiler tam mükellef statüsündedir. Buna göre prensip olarak gerek Türkiye'de elde edilen gelirler, gerekse yurt dışında elde edilen gelirler yıllık gelir vergisi beyanına tabidir. Yurt içi-yurt dışı gelir toplamı yıllık beyanname ile Mart ayında Türkiye'de kişinin ikametgâhının bulunduğu Vergi Dairesine beyan edilir ve vergi tarifesine göre %15'ten başlanarak %35 oranına kadar vergi ödenir. 

      Görüldüğü üzere yurt dışında elde edilen bu gelirlerin Türkiye'de "yıllık beyan" esasında beyan edilmesi ve ilgili yıllardaki tarife üzerinden vergisinin ödenmesi gerekmektedir. Zaman zaman yurt dışı Maliye/ Vergi otoriteleri Türk vatandaşlarının ve şirketlerinin yurt dışındaki gelirleriyle ilgili olarak T.C. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'na bilgi vermekte ve bu da cezalı vergi ödeme riski yaratmaktadır. Bu konuda örneğin Amerikan Vergi İdaresi IRS, periyodik olarak TC Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi'ne Türk vatandaşlarının Amerika'da elde ettikleri gelirlere ilişkin detaylı rapor vermektedir. Son yıllarda ülkeler arasındaki Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmalarına göre karşılıklı işbirliği ve bilgi paylaşımı da yapılmaya başlamıştır. 

      Bu çerçevede ülkeler vergi kayıplarını önlemek amacıyla uluslararası bir işbirliğine imza atmışlardır. Uluslararası anlaşmalar aşağıda belirtilmektedir.

      Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Yasası (Foreign Accounts Tax Compliance Act (FATCA) 18 Mart 2010 tarihinde ABD (Amerika Birleşik Devletleri) Hazine Bakanlığı ve ABD Milli Gelirler Dairesi (Internal Revenue Service (IRS)) tarafından yayımlanmıştır. 

      OECD tarafından 13 Şubat 2014'te "Common Reporting Standard"(CRS)  adı altında kamuoyu ile paylaşılmıştır.  

      OECD Ortak Raporlama Standartları (CRS) ve ABD Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Kanunu (FATCA) çerçevesinde imzalanan milletler arası bilgi değişimi anlaşmaları gereği, Finansal kuruluşların hesap sahiplerinin vergi mukimliklerine ilişkin belirli bilgileri toplama ve Gelir İdaresi Başkanlığı'na (GİB)  raporlama sorumlulukları bulunmaktadır.

      CRS'i uygulamayı taahhüt eden ülkelerden pek çoğu 1 Ocak 2016'da uygulamaya başlamıştır. Türkiye ise uygulamaya 2018 Haziran ayında başlayacaktır. Türkiye için ilk raporlama tarihi olan 30.06.2018 tarihinde; 01.07.2017-31.12.2017 tarihleri arasında açılan yeni müşteriler raporlanacaktır.

  • 2) Yurt Dışında Elde Edilen Hangi Gelirler için Türkiye'de Gelir Vergisi Ödenmesi Gerekir:
    • Yurt dışında elde edilen aşağıdaki gelirler Türkiye'de yıllık esasta gelir vergisine tabidir (Yabancı banka yabancı bono faiz gelirlerinde 2018 yılı için 1.800 TL'yi aşmak şartıyla). Türkiye'de vergilendirme sırasında yurt dışında ödenen vergiler ise mahsup edilir. Türkiye de mahsup yapılırken kişinin toplam ödeyecegi vergiden değil, Türkiye'de beyan edilen yurt dışı gelirin hesaplanan vergisinden (ödenecek menkul sermaye iradi kısmının vergisinden) mahsup edilir. Ülkeler arası vergi oranı farklılığından kaynaklanan yurt dışında ödenmiş fazla kısım var ise iade yapılmaz. 

      Yurt dışında elde edilen gelirler Türkiye'ye getirilsin veya getirilmesin, eğer yurt dışı kazanç kişinin o ülkedeki banka hesabına geçmişse Türkiye'de yıllık gelir vergisi beyanına tabi olacaktır. Örneğin, ABD Hazine Bono faiz kupon tahsilatı kişinin yabancı ülkedeki banka hesabına geçmiş ise bu para TR'ye transfer edilmese dahi gelir vergisine konu olacaktır. Ancak, kişinin iradesi dışındaki sebeplerden Türkiye'deki hesaplara intikal yapılamıyor ise gelirin elde edilmesi kişinin bunlara tasarruf edebildiği yıl itibariye gerçekleşir. 

      Hangi yurt dışı gelirler Türkiye'de yıllık beyan kapsamındadır? 

      -Yabancı Bankalardaki mevduat faizi, 

      -Yabancı Bankalardaki repo faizi, 

      -Yabancı ülkelerin çıkardığı bonoların faizi, 

      -Türkiye Hazinesi'nin çıkardığı Eurobond faiz gelirleri, al-sat gelirleri, 

      -Türk özel sektör şirketlerin yurt dışında ihraç ettiği tahvillerin faiz gelirleri, alım-satım gelirleri, 

      -Yabancı ülke şirketlerinin çıkardığı bonoların faizi, 

      -Yabancı ülkelerdeki şirketlerin hisse senetlerinden elde edilen temettü gelirleri, 

      -Vergi cenneti olan ülkelerde kurulu şirket, trust veya fonlardan temettü dağıtılmamış olsa dahi sağlanan kazançlar (Kontrol edilen yabancı kurum=CFC uygulaması), 

      -Yabancı ülke yatırım fonları/yatırım ortaklıkları gelirleri, 

      -Yabancı ülkelerdeki vadeli işlemler ile türev ürünlerden elde edilen gelirler (Yurt dışındaki finansal kuruluşlarda yapılan Vadeli İşlem Sözleşmeleri, Yurtdışı Fark Kontratları ve benzeri diğer vadeli işlem/türev ürün kazançları), 

      -Yabancı ülkelerdeki yapılandırılmış ürünlerden elde edilen gelirler, 

      -Yabancı ülkelerdeki bonoların alım-satım kazançları, 

      -Yabancı ülkelerdeki şirketlerin hisse senetlerinin alım-satım kazançları, 

      -Yabancı ülkelerdeki gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleri, 

  • 3) Yurt Dışı Menkul Kıymet Alım-Satım Kazançlarının Hesaplanması:
    • Yurt dışında alınıp satılan menkul kıymetlerin (yurt dışı şirketlere ait bonolar, hisse senetleri, yabancı devletlerin çıkardığı bonolar gibi menkul kıymetler ile Türk özel sektör firmalarınca yurt dışında ihraç edilen bonolar) satış kazancı şu şekilde hesaplanır: Alış maliyeti ve satış bedeli o tarihler itibariyle TL ye çevrilir, alış ve satış tarihleri arasında ÜFE'ye göre endeksleme yapılır ve kalan tutar üzerinden de yıllık gelir vergisi beyanı ile gelir vergisi tarifesine göre vergi ödenir. Endekslemede menkul kıymetin alındığı ay dahil, satıldığı ay hariç tutulur. Endeksleme yapılabilmesi için ÜFE artış oranının %10'dan fazla olması gerekir. 

      Mevzuatımıza göre "aynı yıl içinde birden fazla menkul kıymet alınıp satılması halinde, bunların kazancı birlikte" hesaplanır. Alım-satımın birinden doğan zarar, diğerinin karına mahsup edilir. Gelir Vergisi Kanunu geçici 56. madde ve eski 82. maddede yer alan bu prensip 21.01.2003 tarihli Maliye Bakanlığı açıklaması çerçevesinde uygulanmaya devam etmektedir. 

      Dolayısıyla, yurt dışındaki menkul kıymet alım-satım kazancı ve zararlarının birbirinden mahsubu başka deyişle netleştirme mümkündür. Bu durumda gelir vergisi beyannamesinde elde edilen kazancın net tutarı beyan edilir. Ancak yurt dışı menkul kıymet satış zararının yurt dışı faiz geliri veya kar payı gelirinden mahsubu mümkün değildir (iki farklı gelir türü söz konusu olduğundan). 

  • 4) Eurobond Faizleri Ve Eurobond Alım-Satım Kazançları:
    • Eurobond faizleri ve alım-satım kazançları G.V.K.'nun Geç 67 maddesi kapsamında olmadığı için yıllık esasta gelir vergisine tabidir. 

      i. Eurobond Faiz gelirleri: 

      Eurobond faiz gelirleri Gelir Vergisi Kanunu açısından "menkul sermaye iradı" geliridir. 

      Eurobond faiz gelirleri için G.V.K. geçici 67. maddedeki stopaj usulü uygulanmadığından (işlemi yapan banka veya aracı kurumca vergi stopajı uygulamasının dışında olduğundan), bu gelirler yıllık esasta gelir vergisi beyanına konu olur. Başka gelirler (örneğin temettü, kira vb. gibi) nedeniyle beyan yapıldığında da bu beyana eklenirler. 

      Bu kıymetlerin faiz gelirleri kupon tahsilatlarında ve itfada meydana gelir. Tahsilat sırasındaki tutar TL'ye çevrilir. Örneğin 2018 yılında sadece eurobond faiz geliri elde edilmişse ve bu tutar yıllık gelir vergisi beyan haddi olan 34.000 TL'yi aşıyorsa gelirin tamamı beyan edilir. 

      İtfa'daki anapara kur farkı vergiye tabi değildir. (G.V.K. Madde: 75/5) 

      Ortak hesaplardan elde edilen faiz gelirlerinde her bir kişi için 34.000 TL'nin geçilip geçilmediğine ayrı ayrı bakılır. 

      Eurobond faizi teorik olarak stopaja tabidir ancak stopaj oranı 0'dır. Bu nedenle 1.800 TL'lik haddin Eurobond gelirleri ile ilgisi yoktur, bu tutar yurt dışında ihraç edilmiş menkul kıymetler ile oradaki bankalardan elde edilen faiz gelirleri içindir. ( G.V. K. madde 86/1-c, 86/1-d ) 

      ii. Eurobond Alım -Satım kazançları: 

      Eurobond satış kazançları gelirleri Gelir Vergisi Kanunu açısından "değer artış kazancı" geliridir. 

      Eurobond alım-sat kazançları için G.V.K. geçici 67. madde uygulanmaz. Bu durumda alış-satış kazancı yıllık beyana konu olur. 1.1.2006 tarihinden önce ihraç edilen eurobondlar için 2018 yılı için 27.000 TL istisna hakkı bulunmaktadır. 

      Bu kıymetlerin satış kazancı şu şekilde hesaplanır: Alış maliyeti ve satış bedeli TL ye çevrilir, alış ve satış tarihleri arasında ÜFE'ye göre endeksleme yapılarak ilk iktisap maliyeti arttırılır ve bu maliyet tutarı satış bedelinden düşülerek kalan tutar üzerinden de yıllık gelir vergisi beyanı ile gelir vergisi tarifesine göre vergi ödenir. 

      Aynı yıl içinde yurt dışı menkul kıymet veya eurobond satış zararı da var ise zarar tutarları ile kazanç tutarları birbirine mahsup edilir ve net gelir üzerinden vergi ödenir. 

      iii. Eurobondlarda vergi istisnası: 

      26.7.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen eurobondlar için eski yıllarda istisna uygulama imkânı bulunuyordu. Ancak Kanun maddesine göre; bu istisna 31.12.2007 tarihinden itibaren kalkmıştır. 2008 yılından itibaren elde edilen bu gelirlere herhangi bir istisna uygulanmamaktadır. 

      Böylece elde edilen gelirin tamamı üzerinden vergi ödenecektir. Faiz gelirleri için, 2018 yılı yıllık beyan haddinden=34.000 TL daha az gelir elde edilmişse yıllık beyan yapılmaz ve herhangi bir vergi ödenmez. 

  • 5) Türkiye'de Kurulmuş Ancak Yurt Dışı Enstrümanlara Yatırım Yapan Yatırım Fonlarında Vergi Avantajı:
    • Yukarıda belirtildiği üzere; bireysel yatırımcıların yurtdışı piyasalarından yukarıda belirtilen yatırımları doğrudan kendileri yapmaları sebebiyle elde edilecek gelirler (yurt dışı yatırım fonu geliri, bono faiz geliri, menkul kıymet satış kazancı, mevduat faizi ve yukarıda sayılan diğer gelirler) üzerinden ertesi yıl yapılacak yıllık gelir vergisi beyannamesi ile %35'e kadar gelir vergisi ödemek durumu söz konusudur. 

      Eğer bu yatırımcılar aynı ürünlere yatırım yapan Türkiye'de Kurulmuş olan Yatırım Fonlarına yatırım yaparlar ise bu durumda; vergi yükü %10 oranında kalacaktır. 

      Görüldüğü üzere yatırım fonunda %35-%10=%25 vergi nispeti avantajı vardır.(Örneğin; AKBANK T.A.Ş. Özel Bankacılık Dengeli Yabancı Menkul Kıymet Fonu veya AKBANK B Tipi Şemsiye Fonu'na Bağlı B.R.I.C Ülkeleri Yabancı Menkul Kıymetler Alt Fonu ) 

  • 6) Eski Yıllar İtibariyle Vergi Tarhiyat Riskleri:
    • Mevzuatımızdaki 5 yıllık zamanaşımı kuralına göre 2013-2017 yılları için vergi beyan yükümlülüğü vardır. 2012 ve daha önceki yıllar için zamanaşımı dolduğundan herhangi bir vergi salınamaz, ceza yazılamaz. 

      2013-2017yılları gelir vergisi oranları gelirin tutarına göre %15-%35 arasındadır. 

      Örneğin 2018 yılında yurt dışında 1.000.000 TL tutarında bir gelir elde edilmiş ve bu bilgi Türk Maliye İdaresi'nin bilgisi dâhiline girmiş ise kişi hakkında; 

      Gelir Vergisi:340.480 TL
      Vergi Ziyaı Cezası:340.480 TL (Bu ceza eğer tekerrür varsa 1,5 kat olarak da uygulanır)
      Toplam:680.960 TL

      vergi ve ceza uygulanması söz konusu olabilecektir. Ayrıca bu tutara ilaveten vergi aslı üzerinden her ay için %1,40 oranında gecikme faizi hesaplanır. Eğer eski yıllarda bu şekilde beyan dışı kalmış gelir unsuru var ise Vergi Usul Kanunu'nun 371. Maddesi kapsamında Vergi Dairesine kendiliğinden başvuru yapmak suretiyle vergi tarhiyatı ve cezadan kurtulmak mümkündür. 

Veraset ve İntikal Vergisi Uygulaması

​Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'na göre, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait malların veraset suretiyle veya ivazsız bir tarzda hibe ve bağış yoluyla başka şahıslara transferi "veraset ve intikal vergisine" tabidir. T.C. tabiiyetindeki şahısların yurt dışındaki malları da vergi konusuna girmektedir. 


Verginin mükellefi, bu şekilde mal iktisap eden şahıslardır. 

Veraset yoluyla veya ivazsız surette meydana gelen intikallerde 2018 yılı için geçerli vergi oranları aşağıdaki gibidir. 

MatrahVeraset Yoluyla İntikallerde (%)İvazsız İntikallerde(%)
240.000,- TL için110 
570.000,- TL için315 
1.270.000,- TL için520 
2,200.000,- TL için725 
4.280.000,- TL yi aşan bölümü için1030 


01.01.2018 tarihinden itibaren uygulanacak olan yeni Veraset ve İntikal Vergisi istisna tutarları aşağıdaki gibidir. 

  • Evlatlıklar dahil, füruğ ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinde 202.154,- TL
  • Füruğ bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinde 404.556,- TL
  • İvazsız suretli meydana gelen intikallerde 4.656,- TL
  • Para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerde 4.656,- TL


Bir şahsa ana, baba, eş ve çocuklarından hibe/bağış suretiyle ivazsız mal intikali halinde vergi oranı %50 olarak (yarısı) olarak hesaplanır. Verginin mükellefi, bağış yapan değil bağışlanan kişidir. (2016 yılı için vergi hesabında matrahtan 3.918,- TL istisna indirimi vardır). 

Örneğin bir kişinin diğer bir kişiye, baba veya annenin küçük çocuğuna hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda karşılıksız olarak belli bir tutarda para transfer etmesi halinde vergi doğar. Burada otomatik bir vergi tarhiyati veya vergi ödemesi söz konusu değildir. Bunun için 1 ay içinde (veraseten intikalde 4 ay) vergi beyannamesi verilir. Eğer vergi beyanı yapılmaz ise Veraset Ve İntikal Vergisi doğması için Maliye Bakanlığı tarafından yapılmış bir vergi incelemesi, tutanak alınması soru/cevap ve benzeri şekilde araştırma yapılması gerekir. Bu surecin sonunda da vergi inceleme raporu düzenlenerek kişi 15 gün içinde vergi beyanına davet edilir. Yapılan tebligata itiraz hakkı vardır. 

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nda; örf ve adete göre verilmesi mutad olan hediye, çeyiz, drahoma ve benzeri konular için istisna öngörüldüğünden bu çerçevede yapılan transfer ve ödemelerde vergi doğmamaktadır. Bu çerçevede eşler veya anne-baba ve çocuklar arasındaki normal geçim ve alışveriş giderleri, tahsil giderleri ve benzeri harcamalar bu verginin konusuna girmez. Çünkü bu harcamalar karşılıksız nitelikteki olmayıp Türk adet ve geleneklerine göre aile ortamında mutad olarak yapılması gereken normal harcamalardır. 

Veraset ve intikal vergisi, 4 ay içinde (bağışta 1 yıl) yapılan beyan üzerine tahakkuk eder ve 3 yılda 6 eşit taksitte ödenir. 

Bu vergide zamanaşımı kuralı uygulanmaz. 5 yıl veya daha fazla bir süre geçtikten sonra da Maliye Bakanlığı'nca bir tespit yapıldığında vergi tahakkuk ettirilir. Ancak vergi, intikalin yapıldığı tarih itibariyle ve o tarihteki tutar üzerinden hesaplanır. Ayrıca ceza ve gecikme faizi söz konusu olmaz.


Yurt Dışında Yerleşik Olanlarda Vergileme Esasları

Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler dar mükellef sayılırlar. Bu kişiler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden esasen vergi stopajı yoluyla vergilendirilirler. 

Türkiye'de çalışan yabancı kişiler de (expat'lar) kitabımızın III. Bölüm'ünde belirtilen "dar mükellef" statüsünün şartlarını taşıdıkları sürece bu bölüm kapsamındaki açıklamalara tabidirler. 

Dar mükellef kişiler vergi avantajlarından yararlanmak istediklerinde; dar mükellef olduklarını, yaşamakta oldukları ülkelerin resmi makamlarından getirecekleri "mukimlik belgesi" ile ispat etmek durumundadırlar. Yurt dışında çalışan Türk vatandaşları da "dar mükellef" olarak kabul edilmektedir (Örneğin; Almanya veya Hollanda'da yaşayan Türk Vatandaşları bu kapsamdadır.). 

Yurt dışında yerleşik gerçek kişi ve kurumların hisse senedi, hisse senetlerine dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden, hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinden, BİST'te işlem gören varantların alış-satışından elde ettikleri gelirler için stopaj oranı da "Sıfır" olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla dar mükellef gerçek kişi ve kurumların elde ettikleri bu gelirler için gelir vergisi hesaplanması söz konusu olmayacaktır. 

Ancak yukarıda sayılanlar dışındaki gelirler açısından dar mükellefin gerçek kişi veya kurumsal yatırımcı olmasına göre farklı vergi rejimi uygulanacaktır. (örneğin hazine bonosu al-sat kazancı). Dar mükellef gerçek kişilerin elde ettikleri "sermaye piyasası aracı gelirleri" için %10 vergi stopajı yapılacaktır. Mevduat ve repo gelirlerinde ise %15 vergi kesintisi vardır. 

Yabancılar açısından Türkiye piyasalarında işlem görmeyen Eurobond veya Türk özel sektörünce yurt dışında ihraç edilmiş bonoların (Örn: Akbank Bonosu) alış-satış kazançları için "münferit veya özel beyanname" ile Türkiye'de herhangi bir vergileme yapılması söz konusu değildir. (5527 s. Kanun ve 258 nolu genel tebliğ). 

Öte yandan, dar mükellef kişi veya kurumlar, BİST'de işlem görmeyen Türkiye'deki bir şirkete ait hisse senetlerinin 2 yıl içindeki alım-satış kazançları için "münferit beyanname" ile vergilendirilirler. Burada kazancı sağlayan veya satışı gerçekleştiren kurumların sorumluluğu vardır. 

  • i. Dar Mükellef Gerçek Kişilerdeki Stopaja Tabi Sermaye Piyasası Araçları Gelirleri aşağıdaki gibidir: 


    • Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faiz gelirleri: %10 

      Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu alım-satım kazançları: %10 

      Özel sektör tarafından ihraç edilen tahvil ve bonoların faiz gelirleri: %10 

      Özel sektör tarafından ihraç edilen tahvil ve bonoların alım-satım kazançları: %10 

      Yatırım Fonu Katılma Belgelerinin alım-satım kazançları (Portföyünün en az %51'i BİST'te işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonları katılma belgelerinden 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanların alım-satım kazançları hariç): %10 

      Borsa Yatırım Fonları Katılma Belgelerinin alım-satım kazançları: %10 

      VOB işlemlerinden elde edilen kazançlar (Hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan VOB sözleşmeleri hariç) : %10 

      VOB dışındaki Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerinden sağlanan kazançlar: %10, 

      1 yıldan fazla elde tutulanlar hariç olmak üzere Yatırım Ortaklıkları Hisse Senetlerinin alım-satım kazançları: %10 

      Ödünç Kıymetlerden sağlanan kazançlar: %10. 

      Mevduat ve Repo faizi: %15. (Mevduatın vadesine göre farklı stopaj oranları için kitapçığın V-7 bölümüne veya ekli tablolara bakınız.) 

  • ii. Vergi Stopajına Tabi Olmayacak Dar Mükellef Kurumsal Yatırımcılar ise aşağıdaki gibidir: 

      • Anonim Şirket Benzeri Yabancı Kurumlar: %0
      • Limited Şirket Benzeri Yabancı Kurumlar: %0
      • Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket Benzeri Yabancı Kurum :%0
      • SPK Düzenleme ve Denetimine Tabi Fonlara Benzer Yabancı Fonlar :%0
      • Ülke Fonları: %0
      • Sermaye Piyasası araçlarına yatırım yapan fonlar, yatırım kuruluşları vs:%0
  • iii. Mukimlik Belgesi Bulunan Dar Mükellef Gerçek Kişilerin Sermaye Piyasası Aracı Gelirleri İlgili Stopaj Uygulaması: 


    • Mukimlik Belgeleri ibraz edilerek "özel kodlu vergi numarası" alınan dar mükellef gerçek kişilerin sermaye piyasası araçları gelirlerine (örneğin; Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizi, yatırım fonu geliri) uygulanmakta olan %0 stopaj oranı 01.10.2010 tarihinden itibaren %10'a yükseltilmiştir. Bu anlamda, dar mükellef gerçek kişilerle tam mükellef gerçek kişilerin vergilendirilmesi arasında farklılık giderilmiştir. Dolayısıyla, dar mükellef gerçek kişinin yerleşik olduğu ülke ile Türkiye arasında imzalanmış bulunan Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmalarında (ÇVÖA) daha düşük bir stopaj oranı öngörülmedikçe, mukimlik belgesi olsun veya olmasın tüm dar mükellef gerçek kişilerin yukarıda belirtilen sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri gelirlere %10 stopaj uygulanacaktır. 

      Bu durumda; dar mükellef gerçek kişilerin Mukimlik Belgeleri, sadece Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında daha düşük bir vergi oranı varsa bu orandan faydalanmak için kullanılmaya devam edilecektir. 

  • iv. Mevduat ve Repo Faiz Ödemelerinde %15 Stopaj veya Mukimlik Belgesi ile Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA) Uygulaması: 


    • Dar mükellef kişi, tüzel kişi de olsa gerçek kişi de olsa mevduat ve repo faizi ödemelerindeki stopaj 15%'tir. 

      Ancak vergi anlaşmalarına (ÇVÖA) göre düşük oran uygulaması mümkündür. Örneğin; Almanya ve Kıbrıs ile Türkiye arasında imzalanan ÇVÖA'sında faiz ödemelerindeki vergi kesintisi maximum %10olarak belirlenmiştir, böylece bu ülkelerde yaşayanların Türkiye'de elde ettikleri faiz gelirleri için 15% oranı 10%'a inmektedir (Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları bulunan ülkeler ve anlaşma metinlerindeki vergi oranları için Bknz: www.gib.gov.tr "Uluslararası Mevzuat"). 

      Dolayısıyla eğer Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşması'ndaki orandan faydalanmak isteniliyor ise müşterinin Bankamıza mukimlik belgesi ibraz etmesi gerekmektedir.

Beyanneme Verme Ödeme Zamanları

​Menkul sermaye iradı ve diğer kazanç irat (değer artış kazancı) açısından Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi izleyen yılın Mart ayının 25'ine kadar verilir. Tahakkuk eden vergi Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenir. 

2018 YILI VERGİ ORANLARI 

Gelir Vergisi Oranları 

14.800 TL kadar %15 

34.000 TL'nin 14.800 TL si için; 2.220 TL, fazlası %20 

80.000 TL'nin 34.000 TL si için; 6.060 TL, fazlası %27 

80.000 TL den fazlasının 80.000 TL si için; 18.480 TL, fazlası %35 

Kurumlar Vergisi Oranı 

Kurumlar Vergisi:........................................................................ %22 

Kar Dağıtım Stopajı 

Anonim ve limited şirketlerce kar dağıtılması halinde; Gerçek kişiler ve dar mükellefler için dağıtılan kar 
paylarından:..................................................................... %15

Menkul Kıymet Kazançlarının Vergilendirilmesi

Tam mükellef gerçek kişilerde menkul kıymet kazançlarının vergilendirme rehberi için tıklayınız.

Dar mükellef gerçek kişilerde menkul kıymet kazançlarının vergilendirme rehberi için tıklayınız.

Tam mükellef kurumlarda menkul kıymet kazançlarının vergilendirme rehberi için tıklayınız.

Dar mükellef kurumlarda menkul kıymet kazançlarının vergilendirme rehberi için tıklayınız.