Paris’e yaklaşık 80 kilometre mesafede yer alan Manoir du Mée, 1749 tarihli bir Fransız kır malikânesi. İlk olarak soylu bir Fransız aileye ait olduğu bilinen yapı, 20. yüzyılın başlarında Fransız sinemasının önemli isimlerinden Renée Saint-Cyr’e geçti. Ancak malikânenin kültürel hafızadaki en belirgin katmanı, Karl Lagerfeld’in 1986’da yapıyı satın almasıyla başladı.
Lagerfeld, Manoir du Mée’yi yalnızca özel bir konut olarak kullanmadı; burayı aynı zamanda çalışma alanı ve estetik evreninin uzantısı hâline getirdi. Malikâneyi baştan aşağı yeniden dekore ettiği, dönem boyunca Chanel kampanyalarından bazılarının bahçelerinde çekildiği biliniyor. Inès de la Fressange ve Tatjana Patitz gibi isimlerle yapılan çekimler, yapıyı moda tarihinin sessiz tanıklarından birine dönüştürdü.

1998’de malikâne, Lagerfeld tarafından Hannover Prensi Ernst August’a satıldı. Bu satış, yapının hikâyesini Monaco Prensesi Caroline’in ailesiyle ilişkilendiren yeni bir döneme taşıdı. Prens Ernst August’un Princess Caroline ile evliliğinden kısa süre önce gerçekleşen bu el değişimi, Manoir du Mée’ye Avrupa aristokrasisiyle bağlantılı ikinci bir kültürel katman ekledi. Ailenin 2004–2010 yılları arasında burada yaşaması, malikâneyi yakın dönem Avrupa “jet set” hafızasının da parçası hâline getirdi.
Bugün 2,7 milyon euro bedelle satışa çıkan Manoir du Mée, 18. yüzyıl Fransız mimarisinin korunmuş detaylarıyla dikkat çekiyor. Versailles parke zeminler, orijinal şömineler, pervazlar, geniş Fransız pencereleri ve dengeli cephe oranları, yapının tarihsel karakterini koruyor. Yedi yatak odasının her birinde giyinme odası ve banyo bulunması, malikânenin tarihî ölçeğini çağdaş yaşam beklentileriyle birlikte düşünmeyi mümkün kılıyor. Misafir evi, mahzen, lounge, bar ve bilardo odası gibi alanlar ise yapının yalnızca özel bir konut değil, sosyal ritüeller için tasarlanmış bir dünya olduğunu gösteriyor.
Manoir du Mée, Karl Lagerfeld’in yaşadığı ve dönüştürdüğü mekânlarda da iz bıraktığını gösteriyor. Bu malikâne, moda tarihinin özel alanlarda nasıl biriktiğinin; bir evin zamanla kişisel hafıza, aristokratik bağlam ve kültürel miras arasında nasıl konumlandığının göstergesi oluyor.
Görseller:
1- Kapak, Image credit: Hsingyun Chao/Unsplash
2- Image credit: Annie Spratt/Unsplash