2018 yılı küresel ekonomide önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Bir yandan ABD ve Çin arasında ortaya çıkan ticaret anlaşmazlıkları, diğer yandan Brexit gibi küresel ekonomiye tehdit oluşturabilecek ek belirsizlikler ve faizlerde bir süredir devam eden yükseliş eğilimi bu gelişmelerin en önemlileriydi. Yatırımların yavaşlamasının yanında, küresel ticareti de frenleyen bu gelişmeler, küresel düzeyde ekonomik büyümenin yavaşlamasına da neden oldu.

Bu gelişmeler sürerken, yılın ikinci yarısında ülkemiz ekonomisinde de dalgalanmalar yaşandı. Ancak; hızla alınan etkin tedbirler sayesinde, ekonomimizde normalizasyon ve dengelenme sürecine girildi. Bankacılık sektörümüz de, yakın iletişim ve iş birliği içindeydi. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası, Yeni Ekonomi Programı’nın açıklanması ve hızla uygulamaya alınması, jeopolitik anlamdaki pozitif gelişmeler bu sürece olumlu katkıda bulundu.

Bankamızın Eylül ayında imzaladığı sendikasyon kredisi de, bu konuda önemli dönüm noktalarından biri oldu. Özellikle, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan piyasalara dönük kaygıların yükseldiği bir dönemde, sendikasyon kredisini %104 gibi yüksek bir oranla yenilemeyi başardık ve Türkiye ekonomisine 980 milyon ABD Doları taze kaynak sağladık. Uluslararası piyasalarda risk iştahının büyük oynaklık gösterdiği bir zamanda, Türkiye ekonomisine sağladığımız destek ile gurur duyuyoruz. İmza attığımız son sendikasyon işlemiyle, 2018 yılında toplamda yaklaşık 4,8 milyar ABD Doları tutarında yurt dışı kaynak sağladık. Böylece, 1993 yılından bu yana 45 sendikasyon işlemi tamamladık ve toplamda 35 milyar ABD Dolar’lık uluslararası finansmanla binlerce şirketimizi destekledik, yüz binlerce istihdamın yaratılmasına katkıda bulunduk.

Bir yandan küresel ekonomideki dalgalanma, bir yandan ülkemizin içinden geçtiği hareketli günlere rağmen, Akbank 2018 yılında da başarılı bir performans gösterdi. Her zaman olduğu gibi etkin risk yönetimi ve aktif kalitemiz, Bankamızın ayrıştırıcı özellikleri oldu. Türkiye’nin geleceğine olan inancımızla, güçlü sermayemiz, sağlam finansallarımız, uzmanlığımız ve deneyimimizle ekonomimize destek olmayı sürdürdük. 2018 yılında ekonomimize sunduğumuz destek 214 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 267 milyar TL seviyesine ulaştı. Toplam mevduatımızı 209 milyar TL’ye, aktiflerimizi ise 355 milyar TL’ye çıkardık. Bu yıl reel sektöre KOBİ kredileri ve kurumsal kredilerle sağladığımız destek, 226 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Akbank, 1 milyar 427 milyon TL vergi karşılığı ayırarak 5 milyar 709 milyon TL konsolide net kâr elde etti.

Güçlü finansal yapımız ve nitelikli insan kaynağımız ile ülkemiz ekonomisinin istikrarlı büyümesine 70 yıldır hiç aralıksız destek veriyoruz. Bu desteğin her geçen gün daha da güçlenerek sürmesi için, mali yapımızın sağlamlığına önem veriyoruz. Güçlü özkaynağımız ve bankacılığa tedbirli yaklaşımımız bizim en önemli özelliklerimiz arasında. Bu nedenle, güçlü sermayeye sahip olmamıza rağmen, yılın son günlerinde sermaye artırımı kararı aldık. 4 milyar TL olan çıkarılmış sermayemizi, mevcut ortakların pay alım hakları kullandırılmak suretiyle 1,2 milyar TL bedelli olarak artırdık ve 2019’un başında tamamlanan primli sermaye artışımız neticesinde, 3 milyar TL toplam özkaynak artışı sağladık. 

Hissedarlarımızın ülkemize ve ekonomimize olan güveninin önemli bir göstergesi olan bu kararla, dünyadaki belirsizliklere karşı Bankamızı daha da kuvvetli hale getirdik. Hâlihazırda son derece kuvvetli olan Sermaye Yeterliliği Rasyomuzu yaklaşık 80 baz puan daha artırmış ve önümüzdeki dönemde büyüme için ilave kapasite yaratmış olduk.

Sağlam finansal yapımızın yanında, bankacılıktaki gücümüzün diğer önemli dayanaklarını, güçlü ve nitelikli insan kaynağımız ile sağlam ve güncel teknolojik altyapımız oluşturuyor. Bu nedenle gerek insan kaynağımızın, gerekse teknolojimizin gelişimine son derece önem veriyor ve bu konulara sürekli yatırım yapıyoruz. Temelini 2017 yılında attığımız ve yatırımını 2018 yılı boyunca sürdürdüğümüz “Akbank Veri ve Yaşam Merkezi” 2019 yılı içinde tamamlanarak hizmete girecek. Akbank’ın teknoloji altyapısının içinde barınacağı, tüm operasyonlarının yeni teknolojiler ile 7/24 izleneceği Akbank Veri Merkezi, müşterilerimize kesintisiz hizmet vermek için tasarlandı. Toplamda 250 milyon ABD Doları yatırım ile tamamlanacak olan Akbank Veri ve Yaşam Merkezi, bugüne kadar tek seferde yapmış olduğumuz en yüksek tutardaki yatırımdır.

Uzman ekiplerimizin ve güçlü teknolojik altyapımızın da desteğiyle, dijital teknolojideki gelişmeleri bankacılık ürün ve hizmetlerine aynı hızda uyarlayarak müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. Direkt Bankacılık’ta yakaladığımız başarılı trendi 2018’de de devam ettirdik. Tüm dijital kanal müşterilerimizin %96’sı mobil kanallarımızı kullanarak bankacılık işlemlerini gerçekleştirirken, tüm müşterilerimizin bankacılık işlemlerinin %97’si şube dışı kanallardan gerçekleştiriliyor. Bu alanda yaptığımız yeniliklerle müşterilerimize fark yaratan deneyimler sunmayı sürdürüyoruz.

Kuruluşumuzun 70. yılında, tüm Türkiye’de sektöre yön verecek dönüşüm projesine imza attık; bu yeni iş modelini yaklaşık 230 şubede hayata geçirdik. Kağıtsız yeni süreçlerimizle, sadece sözleşme işlemlerimizde yılda %95 kağıt tasarrufu sağlıyoruz. Müşterilerimiz, şube içinde yapılan yaklaşık 200 farklı işlemi Yeni Gişe Ekstra’larımızla self servis ve sıra beklemeden gerçekleştirebiliyor. Müşterilerden alınan her üç imzadan ikisini ortadan kaldırdık. Ticari kredi kartı başvuru süresini azaltarak ortalama %75-80 daha hızlı hizmet veriyor, müşterilerimize zaman kazandırıyoruz.

The Banker, Euromoney, Global Finance, EMEA Finance ve World Finance gibi uluslararası finans otoriteleri tarafından “Türkiye’nin En İyi Bankası” unvanını aldık; 2016 yılından sonra, 70’inci yılımızda da yeniden bu beş ödülü aynı yıl içinde kazandık. 26 yıldır 100 ülkede düzenlenen ve bankacılık sektörü tarafından yakından takip edilen Euromoney ödüllerinde, üst üste altıncı; toplamda 12’nci defa “Türkiye’nin En İyi Bankası” seçilerek, kırılması güç bir rekora imza attık. Bu yıl ayrıca, Extel Weconvene Anketi kapsamında “Türkiye’de Yatırımcı İlişkileri’nde En İyi Şirket” seçildik. Yatırımcı ilişkileri alanında şeffaflığı ön planda tutan faaliyetlerimizle Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdinde profilini yükselterek ekonomiye sağladığımız katkının takdir görmesi bizleri mutlu etti.

Kurulduğumuz günden bu yana hiçbir koşulda ara vermediğimiz Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerimizi 2018 yılında da sürdürdük. Üniversiteli gençlerin gönüllü olarak katılımıyla hayata geçirdiğimiz “Şehrin İyi Hali” projesi için 2018 yılında rekor seviyede başvuru aldık. Gençler; 26 ilde birbirinden farklı 70 sosyal sorumluluk projesinde gönüllü olarak, kalplere dokunan iyilikler gerçekleştirme fırsatı buldu. 70’inci yılımızda “Bir Gülüşün Yetmiş” sosyal sorumluluk projesi ile tüm Türkiye’yi gülümsemeye davet ettik. “Gülümseme sizden, eğitime destek Akbank’tan” diyerek, Türkiye’nin 50 ilinde 141 okulda öğrenim gören 50 bin öğrencinin kitap ve kırtasiye ihtiyaçlarını karşıladık.

Türkiye’ye inanan bir banka olarak ülkemize yaptığımız yatırımları aralıksız sürdüreceğiz. Sağlam adımlarla gelişimimize devam ederken, her zaman olduğu gibi güveni en ön planda tutan, şeffaf bir bankacılık anlayışıyla çalışacağız. Öncelikli görev olarak benimsediğimiz, ekonomimize, toplumumuza ve kültürümüze değer katmak için çabalarımızı, geliştirdiğimiz yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile sürdüreceğiz. Bu istikrarlı ve güçlü performans için müşterilerimize, hissedarlarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ederim.