Genel Müdür'ün Mesajı

2015, gerek yurt dışı gerek yurt içi belirsizliklerin yüksek olduğu bir yıl oldu. Fed, para politikasına ilişkin belirsizlikler, başta Çin olmak üzere gelişmekte olan ekonomilerde devam eden yavaşlama, emtia fiyatlarında yaşanan hızlı düşüşler ve yerel döviz kurlarındaki hareketlenmeler, global ekonomiye damgasını vurdu.

ABD ekonomisinde yaşanan toparlanmanın devam etmesi nedeniyle Fed politika faizi Aralık ayında artırıldı. Buna ek olarak, Euro Bölgesi ve Japonya’daki deflasyonist baskılar ve devam eden olağanüstü genişlemeci para politikaları, bu dönemde ABD Doları’nın küresel olarak güçlü kalmasına neden oldu.

Yurt içindeyse, dış talep koşullarındaki zayıf seyre, jeopolitik risklere ve döviz kurlarındaki artışlara rağmen, 2015 yılında ılımlı bir büyüme sağlandı. Türkiye ekonomisinin 2015’i %3,7 büyüme oranıyla kapatmasını bekliyoruz. Özellikle, petrol fiyatlarındaki sert gerilemeler ve alınan makro ihtiyati önlemler, dış ticaret ve cari dengemizde belirgin iyileşmeye neden oldu. Ayrıca, yatırımların da göreli zayıf seyri ile enerji dışı ithalat geriledi. Bu gelişmeler sonucunda 2014 yılında 46,5 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşen cari açığımız, 2015 yılında 32,2 milyar ABD Doları’na gerilemiştir. Enflasyon ise, yıl boyunca gerek TL’de yaşanan değer kaybı, gerekse gıda fiyatlarında gözlenen artışlarla, yüksek seyrini korudu.

Yatırımların milli gelire oranı 3. çeyrekte %18 seviyesindeydi. Tasarrufların milli gelire oranı ise %14-15 civarında seyretti. Yatırımlarda %20 trendine dönüldüğü takdirde, cari işlemler açığının %5 civarında seyrine devam edeceğini öngörmekteyiz. Dolayısıyla, toplam tasarrufu artırıcı önlemler Türkiye ekonomisi için önemli konuların başında gelmeye devam etmektedir.

Bankacılık sektörü 2015 yılında birkaç cephede birden mücadele verdi. Fed’in faiz artırımı kararı beklentisi hemen hemen tüm yıl boyunca etkili oldu. Özkaynak kârlılığında gelinen nokta ile gösterge tahvil getirisi arasındaki fark birbirine çok yaklaştı. Tüm yıl boyunca sektörün ana gündem maddeleri özkaynak kârlılığı, sermaye yeterlilik rasyosu, aktif kalitesi, kurdaki yükselişin şirketler kesimine etkileriydi.

Akbank, bu dönemde sağlam sermaye yapısı ve etkin risk yönetimi sayesinde sağlıklı ve kârlı büyüme performansını sürdürürken Türkiye ekonomisinin büyümesine de destek verdi. Bankamız, bu dönemde 2014 yılsonuna kıyasla toplam nakdi ve gayrinakdi kredilerini 185 milyar TL seviyesine çıkardı. Konsolide aktiflerimiz de aynı dönemde %15 büyüyerek 252 milyar TL seviyesine çıktı.

Bu yıl da Türkiye’nin katma değeri yüksek ve ihracat odaklı bir büyüme modeline destek verdik, makti kredilerimiz vasıtasıyla ekonomimize sağladığımız desteği 153 milyar TL’nin üstüne çıkardık. KOBİ ve kurumsal kredilerimiz vasıtasıyla reel sektöre verdiğimiz destek, geçtiğimiz yılsonuna kıyasla %22 artış göstererek 113 milyar TL’nin üzerine çıktı.

Şirketlerimizin büyümesine verdiğimiz destek, kredilerle sınırlı kalmadı. Eylül ayında KOBİ’lerimizin bankacılık işlemlerini avantajlı şekilde gerçekleştirebilmeleri için birçok yeni uygulama devreye soktuk. Bu sayede şirketlerimiz birçok bankacılık işlemini çok daha uygun koşullarla yapma imkanına kavuştu.

Büyüme performansımızı sürdürürken takipteki kredi oranımızı %2,2 gibi düşük bir seviyede tutmayı sürdürdük. Genel kredi karşılıkları da dikkate alındığında takipteki kredilere %171 oranında karşılık ayırdık.

2015 yılında %22 oranında artan toplam mevduatımız, 149 milyar TL’nin üzerine çıktı. Tasarrufların kısıtlı olduğu ülkemizde, kredi/mevduat oranını %100’ler seviyesinde tutmak en önemli odak alanlarımızdan birisi oldu.

Sendikasyon kredilerinde yatırımcı tabanını genişleten ve kredi maliyetlerini belirleyen banka konumumuzu sürdürdük. Ağustos ayında 335 milyon ABD Doları tutarında 3 yıllık bir sendikasyon kredisi aldık. Bu kredimizle, 2008 global krizinden bu yana 3 yıllık vadede sendikasyon kredisi temin eden ilk Türk bankası olduk. Ayrıca bu kredi ile bir yandan vadeyi uzatırken, diğer yandan da Asya ve Orta Doğu’dan yeni katılımcı bankalar kazanarak Türk sendikasyon piyasasındaki yatırımcı tabanını genişlettik. Ağustos ayında 1 yıl vadeli 1,2 milyar ABD Doları tutarında bir sendikasyon daha gerçekleştirdik. Bu işlemle geçtiğimiz yıl Ağustos’ta aldığımız sendikasyon kredimizi maliyetleri 15 baz puan düşürerek yeniledik. Bu kredimizi 15 ülkeden 41 bankanın katılımıyla, uluslararası piyasalarda hareketliliğe rağmen, borçlanma maliyetlerini düşürerek imzaladık. Bu başarılar, sendikasyon kredilerinde maliyeti belirleyen ve sektöre yön veren banka olduğumuzu bir kez daha gösterdi.

Bankamızın 2015 sonu itibarıyla konsolide kârı, brüt 4.179 milyon TL, 950 milyon TL vergi karşılığından sonra konsolide net kârı 3.229 milyon TL olarak gerçekleşti.

Akbank’ın başarıları, 2015 yılında prestijli uluslararası yayınlar ve platformlarca takdir görmeye devam etti. Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından gerçekleştirilen çalışmada Akbank, “Türkiye’nin En Değerli Markaları 2015” listesinde ilk sırayı aldı. Dünyanın önde gelen finans yayın grubu Euromoney tarafından düzenlenen ve uluslararası bankacılık sektörünün prestijli organizasyonu “2015 Mükemmellik Ödülleri” - “2015 Excellence Awards”, “Türkiye’nin En İyi Bankası” – “Best Bank of Turkey” seçilen Akbank’ın oldu. Son on yılda bu ödülü altıncı kez kazandık.

Akbank, 2002 yılından bu yana dünyanın en iyi ürün, hizmet ve iletişim projelerini belirleyen Stevie Awards’un düzenlediği “International Business Awards” değerlendirmelerinde de iki Altın, üç Gümüş, üç Bronz Stevie ödülüyle onurlandırıldı.

Türkiye’nin ilk özel bankacılık birimi olan Akbank Private Banking, The Banker’ın ‘Best Private Bank in Turkey Ödülü’nü kazandı. Bu ödülü üst üste iki yıl kazanan ilk Türk bankası olduk. Bankamızı geleceğe hazırlamaya devam ediyoruz. Bugün artık işlemlerimizin %92’si şube dışında yapılıyor. Mobil Bankacılık, stratejimizin temellerinden birini oluşturuyor. Bu konuda yoğun bir çalışma içindeyiz.

Akbank %39’luk operasyonel giderler/gelirler ve %1,7’lik operasyonel giderler/aktif rasyosu ile yalnızca Türkiye’de değil gelişmekte olan ülkeler arasında da en iyi bankalardan biri. Akbank, bu başarıyı yalın bankacılık anlayışı, yüksek verimliliği ve teknolojiye verdiği önem ile kazanmakta. Dijital bankacılık geçtiğimiz yıllarda hizmet tamamlayıcı bir özelliğe sahipken, Akbank’ın yeni stratejisinde artık ana bir satış kanalı ve iş yapış modeli. Bu kanallar yalnızca verimlilik artırıcı bir strateji ile değil, aynı zamanda gelir ve satış artırıcı bir strateji ile yönetilmekte. Özellikle mobil bankacılıkta kazandığımız ödüller ve Avrupa’da yapılan bağımsız araştırmalarda Akbank’ın üst sıralarda yer alması da bunun sonucu.

Global Finance Dergisi’nin düzenlediği “Global Finance 2015 En İyi Dijital Banka Ödülleri”nde, Bireysel Bankacılık kategorisinde “Dünyanın En iyi Mobil Bankacılık Uygulaması” ödülünü aldık. “Global Finance 2015 En İyi Dijital Banka Ödülleri” kapsamında ayrıca “Batı Avrupa’nın En İyi Dijital Bankası” ödülünü de aldık. Ayrıca altı ödülle “Türkiye’nin En İyi Dijital Bankası” seçildik.

Biz ülkemizin yüksek potansiyeline inanıyoruz ve altyapımızı kesintisiz bir biçimde geliştiriyoruz. 2016 da Akbank’ın bu konudaki farkının piyasada hissedildiği bir dönem olacaktır. 2016 yılında da dijitalleşmeye ve teknolojiye odaklanacağız; mobil bankacılık ve dijitalleşme, stratejilerimizin odağında olmaya devam edecek.

Akbank’ı bugünkü başarısına getirenler ve 2012 yılından beri sürdürdüğümüz “Kalıcı Liderliği” omuzlayanlar, değerli çalışma arkadaşlarım, Akbanklılar oldu. Onlarla gurur duyuyoruz. Yaş ortalamasının 34 olduğu Akbank’ta, çalışanların %94’ü üniversite mezunu olup bu oran sektördeki en yüksek orandır, ayrıca çalışanlarının %8’i doktora ve master derecelerine sahiptir. Bu bilinçle onlara sürekli gelişimleri için her türlü desteği, donanımı, etkin bir iletişim yapısı ve geniş eğitim seçenekleri ile sunmaya devam etmekteyiz. 2016 yılında Bankamız “Yeni Nesil Akbank” adlı bir değişime geçecek. “Yeni Nesil Akbank”ın kalbinde de yine Akbanklılar olacak. İş yapma şeklimizi ve süreçlerimizi tamamen yeniden gözden geçirdiğimiz bu sürecin performansımıza da olumlu bir şekilde doğrudan etkisi olacağına gönülden inanıyorum.

Akbank, güçlü sermaye tabanı, etkin risk yönetimi uygulamaları, istikrarlı mevduat ve kaliteli aktif yapısı ile Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’nın da önde gelen bankaları arasında olmayı sürdürmektedir. Bu güçlü performans için müşterilerimize, hissedarlarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.